YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17149
KARAR NO : 2013/18302
KARAR TARİHİ : 25.11.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Olay tarihinde 76 yaşında olan ve yalnız yaşayan katılanın, olay günü tanık … ile sohbet ettiği sırada, kendisine uygun biri ile evlenmek istediğini söylediğinde, tanık Şükrü’ nün, bu sırada kahvehanede bulunan sanık …’ü yanına çağırarak, katılanın evlenmek istediğini, bu nedenle çevresinde ona uygun bir bayanın olup olmadığını sorduğu, sanık …’ın, cep telefonu ile diğer sanık …’i arayarak bu durumu anlattığı, sanık …’ın, uygun bir bayanın olduğunu söyleyerek telefonu kapattığı, bu telefon konuşması sonrasında, katılanın, kahvehaneden çıkarak eve gitmek üzere olduğu sırada, sanık …’ın, kendisine evlenecek bir bayan bulduğunu söyleyerek, katılanı yanına alıp, sanıklar …, … ve …’ın da bulunduğu bir aracın içerisine bindirdiği, araç içerisinde bulunan sanıklar … ile …’ın, katılan ile sanık …’yı, araç içerisinde baş başa bıraktıktıkları, katılan ile …’nın evlenme konusunda sözde anlaştıkları, sanıkların, evlenme
karşılığında katılandan 8.000 TL para istedikleri; ancak katılanın söz konusu parayı veremeyeceğini söyledikten sonra sanıkların oradan ayrıldıkları, bir gün sonra sanıkların, katılanı telefon ile arayarak tekrar buluştukları, 8000 TL paradan vazgeçtiklerini, sanık … ile evlenmesi karşılığında 3 adet bilezik ile 300 TL parayı vermesi halinde bu evliliği gerçekleştirebileceklerini belirttikleri, katılanın bu teklifi kabul ederek 3 adet altın bilezik ile 300 TL parayı sanıklara verdiği, hep birlikte katılanın evine gittikleri, burada sanıkların, çarşıdan yiyecek bir şeyler alma bahanesiyle katılanı evden gönderdikleri, katılanın dışarıya çıkması üzerine; sanıkların olay yerinden kaçtıkları, bu şekilde sanık …’ın, aynı olay nedeniyle yargılanan ve mahkumiyetlerine karar verilen diğer sanıklar … ve … ile iştirak halinde hareket ettiğinin iddia edildiği olayda; dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 25.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.