Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/17165 E. 2014/10143 K. 22.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17165
KARAR NO : 2014/10143
KARAR TARİHİ : 22.05.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; katılanın arkadaşı sanık …’e ev almak istediğini söylemesi üzerine, sanıkların iştirak halinde hareket etmek suretiyle katılana daire alacaklarını iddia ederek, bu hususta yetkileri dahi bulunmadığı halde sanık …’i … isimli emlakçı olarak tanıtıp, daire gösterdikleri, katılanın 58.000 TL olduğunu söyledikleri daireye en fazla 50.000 TL verebileceğini söylemesi üzerine ev sahibi ile konuşup ikna edeceklerini belirttikten bir kaç gün sonra ev sahibinin razı olduğunu,alacaklarını bahsettikleri dairenin sahibinin hesabına yatırılacağını söyleyerek katılandan 50.000 TL’yi hazırlamasını istedikleri, katılanın tapuyu almadan parayı vermek istemediğini belirtmesi üzerine, sanık …’ın bu güne kadar dört daire aldığını, prosedürün bu şekilde olduğunu belirterek katılanın parayı vermesini sağladığı, sanıkların aldıkları ve sanık
…’in hesabına yatırdıkları, evin tapusunu almak üzere Tapu Sicil Müdürlüğü’ne gittikleri, akabinde ev sahibinin babasının hastalanması nedeniyle acilen hastaneye kaldırıldığını söyleyerek, katılana 50.000 TL değerinde borçlusu sanık … olan, sanığın gerçek adresinin yer almadığı bono verdikleri, daha sonraki günlerde ev sahibinin babasının vefat ettiğini, evi satmaktan vazgeçtiğini beyan ettikleri ve katılanın paranın iadesi taleplerine çeşitli bahaneler ile geçiştirdikleri ve fakat iade etmedikleri anlaşılmakla; hileli hareketlerle haksız menfaat temin eden sanıkların dolandırıcılık suçundan mahkumiyetlerine dair kabulde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,ancak;
Sanıklar hakkında uygulanan hapis cezaları alt sınırdan tayin edildiği halde, adli para cezaları belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle, asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’ nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkralarından “120 gün”, “100 gün” ve “2000 TL adli para cezası” ifadelerinin yerine, sırasıyla “5 gün”, “4 gün” ve “80 TL adli para cezası” yazılmak suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.