Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/17223 E. 2014/3377 K. 25.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17223
KARAR NO : 2014/3377
KARAR TARİHİ : 25.02.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık …’ın, diğer sanıklar … ve …’in babası olduğu, Antalya ili Korkuteli ilçesinde oturdukları ve canlı hayvan ticareti ile uğraştıkları; katılanın oğlu … ile sanık …’ın asker arkadaşı olduğu, 2006 yılının Kasım ayında sanıklar ile …’in Güney ilçesi Eziler Kasabasında karşılaştıkları, …’in, hayvan alımı için Güney’e geldiklerini söyleyen sanıkları evine götürdüğü ve ailesiyle tanıştırdığı, sanıkların hayvan almaları hususunda … ve ailesinden yardım istedikleri, bu sayede katılan …’i aracı olarak kullanıp mağdurlardan çeşitli sayılarda büyükbaş ya da küçükbaş hayvan aldıkları, bu alışverişlerin çoğunluğunda … ve babası katılan …’in de bulunduğu, hayvan sahiplerinin, çevrede güvenilir olarak tanıdıkları …’in aracı olması nedeniyle sanıklara itimat ettikleri ve hayvanlarını sattıkları, katılanın sanıkların “durumlarının iyi olduğu, aldıkları hayvanların parasını ödeyebilecek güçte oldukları, 600 dönüm topraklarının, arabalarının, traktörlerinin olduğu” şeklindeki sözlerine inandığı için pek çok alışverişte kefil olduğu, sanıkların bu şekilde aldıkları malların bedelini ilk birkaç ay içinde peşin olarak ödedikleri,
2007 Nisan ayından sonra sanıkların artık peşin ödeme yapmadıkları, ancak hayvan sahiplerinin, yine katılan …’in aracı olmasından dolayı, kimi senet karşılığı, kimi senetsiz borç ile mal satmaya devam ettiği, asıl alışverişi sanık … yapmasına rağmen senetli borçlarda senet üzerinde genelde üzerine kayıtlı malı bulunmayan sanık …’ın imzasının bulunduğu, sanıkların 26.06.2007 tarihinde Güney’den ayrıldıkları, bir daha da Güney’e gelmedikleri, borçlarını ödeme konusunda sanıkların her seferinde mağdurları oyaladığı, ödeyeceklerini bildirdikleri tarihlerde hiçbir ödeme yapmadıkları, katılan …’in senetlerin üzerine kefil olarak attığı imzaların karşılığını ödemek için traktörünü satmak zorunda kaldığı, 15.000 TL. zararının bulunduğu iddia edilen olayda, sanıklar herhangi bir talepte bulunmaksızın bazı mağdur tanıkların bizzat kendileri hayvan satımı konusunda sanıklara teklifte bulundukları, yapılan pazarlık sonucunda hayvanların satın alındığı ve senetlerin tanzim edildiği, senetlerin inkarına yönelik sanıkların herhangi bir tutumlarının bulunmadığı ve senetlerin imzası konusunda da herhangi bir ihtilaf görülmediği, mağdurlar ve sanıklar arasında hukuki ilişki olarak görülebilecek alım satım işlemlerinin yapıldığı, sanıkların katılan ile mağdurların denetleme imkanını ortadan kaldıracak hile ve desise içerikli onları aldatmaya yönelik herhangi bir fiillerinin bulunmadığı, suç kastıyla hareket ettiğine dair yeterli delil bulunmadığı ve olayın oluş biçimi nazara alındığında ayrıca hukuk mahkemelerinde ve icra dairesi kanalıyla hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla takibat yürütüldüğü anlaşılmakla sanıkların üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair cezalandırmaya yeter delil bulunmaması ve eylemin bu haliyle hukuki ihtilaf mahiyetinde bir anlaşmazlık olduğu kanaatine varılarak beraatlarına dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına gore, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 25.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.