Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/17235 E. 2014/10116 K. 22.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17235
KARAR NO : 2014/10116
KARAR TARİHİ : 22.05.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen, Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum yada kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kulanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir.
Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi,basılı evraklarının, kıyafetlerinin,

taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Somut olayda; Askeri üniforma giymiş vaziyette katılan …’ın babası ile işlettiği .. Merkezi ünvanlı işyerine 2006 yılı Ağustos ayı ortalarında gelen ve kendini askeri savcı-üstteğmen… olarak tanıtan, kredi kartını evde unuttuğunu söyleyen sanığın, yaptığı alışverişin bedelini (500 TL) akşam saatlerinde gelip kart ile ödeyeceğini belirterek suça konu eşyayı, üzerinden çıkarıp şikayetçiye verdiği askeri kimlikteki bilgilere göre düzenlenen seneti imzalayarak teslim alması; 02/09/2006 tarihinde ise, kiraladığını söylediği 06 AV 3295 plakalı araçla, yine üzerinde askeri üniforma olduğu halde İstanbul yolu, Şaşmaz kavşağı mevkiindeki…Petrol ünvanlı akaryakıt istasyonuna gelip, “..eşim hastanede…cüzdanımı evde unutmuşum… parayı bir iki saat içinde getiririm..” diyerek, pompacı mağdur …’e askeri kimlik fotokopisi de bırakarak ondan 50 TL’lik benzin alması eylemlerinin “nitelikli dolandırıcılık” suçlarını oluşturduğunu takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamalarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, mahkûmiyet hükümlerinin ONANMASINA, 22/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.