YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17243
KARAR NO : 2014/10165
KARAR TARİHİ : 22.05.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi,kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Mal sahibinin.. kiralayanın …. isimli kişiler olduğu söylenen…ünvanlı pansiyonu “alt kiracı” sıfatıyla 13.03.2008-13.03.2009 tarihleri arasında işlettiği bildirilen sanığın, pansiyonda bir kaç aydır müşterisi olarak kalan ve Suudi Arabistan Devlet vatandaşı olan katılanı, işletme hakkında gerçeğe uygun yeterli bilgilendirme yapmadan “bir yıllık net kârda %25 kâr ortaklığı” hususunda ikna edip, 02.02.2009 tarihli “geçerlilik süresi: 03.13.2009-03.13.2010 tarihleri arasını kapsayan) “iş ortaklığı mukavelesini” karşılıklı imzalarken, ona vade tarihi 03.13.2010 olarak yazılmış teminat mahiyetinde bir senet de vererek ondan 6.000 TL para alması ve fakat bir aylık zaman zarfında işyerinden ayrılması eyleminin “dolandırıcılık” suçunu oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Temel hapis cezası alt sınırdan takdir ve tayin olunduğu halde, aynı gerekçeye dayanılarak, adli para cezasının belirlenmesine esas alınan temel gün birim sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle hükümde çelişkiye neden olunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının birinci paragrafındaki “120”; ikinci paragraftaki “100” ve beşinci paragrafındaki “2.000” rakamlarının çıkartılarak yerlerine sırasıyla “5”; “4” ve “80” rakamları yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.