Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/17248 E. 2014/10134 K. 22.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17248
KARAR NO : 2014/10134
KARAR TARİHİ : 22.05.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sarayköy-Beylerbeyi köyünde oturan ve çiftçilik yapan 1936 doğumlu katılanı önceden tanıyan sanığın; “…açık bir senedin mafyanın, avukatın eline düşmüş, …100.000 TL yazıp tahsile girişecekler… ben durduruyorum… 22.000 TL verirsen bu senedi onlardan alıp sana getiririm…” diyerek geçmişte alışverişlerinde senet kullanan şikayetçiyi endişeye sevketmesi, gerçeği yansıtmayan benzer söz davranışlarla ve pazarlıkla ikna edip ondan, sözde imzasını taşıyan açık senedi alıp getireceği vaadiyle 2.000 TL nakit para ve 13.000 TL’lik senet alması, bilahare “açık senet” aslı yerine fotokopisini getirip gösterdiğinde, imzanın kendisine ait olmadığını gören katılanın güvenerek verdiği para ve senedi geri istediğinde, sadece 13.000 TL’lik senedi iade etmesi suretiyle haksız yarar sağlaması eyleminin “dolandırıcılık” suçunu oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Temel hapis cezası alt sınırdan takdir ve tayin olunduğu halde, adli para cezasının belirlenmesine esas alınan temel tam gün sayısının, aynı gerekçeyle, asgari hadden uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle çelişkiye neden olunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasının birinci paragrafındaki “30” ikinci ve üçüncü paragrafındaki “25”; yine üçüncü paragraftaki “500” rakamlarının çıkartılarak yerlerine sırasıyla; “5”; “4”; ve “80” rakamları yazılmak, suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.