YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17251
KARAR NO : 2014/3593
KARAR TARİHİ : 26.02.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıklar hakkında dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından yapılan temyiz isteğinin incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum yada kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kulanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir.
Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Katılanın … Yapı Malzemeleri ve İnşaat Taahhüt Turizm Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti’nin ortağı ve yetkilisi olduğu, Kuzey Irak’ ta adı geçen şirketin bir şubesini açmayı bu şubede sanık …’ın yetkili olarak işleri takip etmesini istediği, bu kapsamda şirketin %50’lik kısmını sanık …’a devrettiği
ayrıca şirketin karar defterine Kuzey Irak’ta şube açılacağını, açılacak şubenin yetkilisinin katılan ile birlikte sanık …’ın olacağı hususlarını yazarak imzaladıkları ancak sanıkların anlaşarak alacaklısı sanık … borçlusu … Grup Proje ve İnşaat & İnşaat Yapı Malzemeleri Taah. Tic. Ve San. Ltd olan 09.03.2009 tanzim tarihli 10.03.2009 ödeme tarihli 20.000 TL ve alacaklısı … borçlusu … Grup Proje ve İnşaat & İnşaat Yapı Malzemeleri Taah. Tic. Ve San. Ltd olan 09.03.2009 tanzim tarihli 10.03.2009 ödeme tarihli 30.000 TL bedelli iki adet unsurları tamam olan bonoyu düzenledikleri ve bu bonoları kullanarak Antalya 3. İcra Müdürlüğü’nün 2009/7238 ve 2009/7239 sayılı dosyaları üzerinden takip başlattıkları ve belirtilen adreste sanık …’a ödeme emrinin tebliğ edilerek kesinleşmesini sağladıklarının iddia edildiği somut olayda; Antalya 4. Noterliğine ait 15.01.2009 tarihli sözleşmeye göre … Yapı Malzemeleri Ltd. Şti.’nin %50 payının katılana, %50 payının sanık …’a ait olduğu ve şirketi her iki ortağın her türlü temsil ve ilzam edeceğinin karar altına alındığı, şirketin ortağı olan sanık …’ın yine şirkete ait kaşeleri kullanarak tek imza ile iki adet suça konu bonoyu düzenlediği ve diğer sanık …’i alacaklı olarak gösterip bonoları bu sanığa verdiği, her iki bononun şirket kaşesi kullanılarak şirketi tek başına temsil yetkisi olmayan sanık … tarafından düzenlendiği, bu nedenle bonoların hukuken şirketi bağlamayacağı, gibi bonoların sahte olarak da düzenlenmediği gibi üzerlerinde sahtecilik de yapılmadığının anlaşılması karşısında, unsurları itibariyle oluşmayan nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 26.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.