Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/17255 E. 2014/9776 K. 20.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17255
KARAR NO : 2014/9776
KARAR TARİHİ : 20.05.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık … hakkındaki hükmün temyiz itirazlarının incelemesinde,
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi,mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; katılanın dayısının oğlu olan … ve eşine Trakya tarafında arsa aradığını beyan ettiği, …’in kızkardeşinin Tekirdağ’dan komşusu olan sanık …’un kendilerine Edirne Toki İnşaatlarına yakın bir yerde uygun arsa bulduğu şeklinde haber gönderildiği, bu nedenle katılan ile …’un tanıştıkları, …’un arsanın arkadaşı …’ya ait olduğunu beyan ettiği, tarafların aralarında anlaşarak … buluştukları, sanık …’ın, Menduh’a hitaben arsayı satan adamın adının … olduğunu ve şahsın evine gidip görüşmeleri gerektiğini

söylediği ve birlikte gittikleri yerde, sanık … ile …’un araçtan birlikte indikleri daha sonra … ile geri geldikleri ve şahsın arsanın tamamına Türk Parası istediğini beyan ettiği, bunun üzerine katılan …’in yanında 80.000 Dolar para olduğunu Türk Parası olmadığını söylediği ve birlikte olay yerinden ayrılarak parayı bozdurmak üzere döviz bürosuna gittikleri, paranın yarısını bozdurdukları, sanıklar … ve …’un parayı aldıkları ve şahıs ile anlaşıp geleceklerini söyledikleri aradan 15-20 dakika geçtikten sonra…’un tek başına geri döndüğü ve …’nın kaybolduğunu söylediği, sanık …’nın katılanı 20.000 Dolar ve 46.5000 TL dolandırdığı anlaşılmakla mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir,
Gerekçeli kararda takdiren denilmek suretiyle adli para cezasından alt sınırdan uzaklaşıldığı belirtildiğinden, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Sanık … hakkındaki hükmün temyiz incelemesinde
Sanığın hüküm tarihinden sonra 29.08.2013 tarihinde vefat ettiğinin UYAP’ tan temin edilen 20.05.2014 tarihli nüfus kaydından anlaşılması karşısında; hakkında açılan kamu davasının TCK’nın 64/1.maddesi uyarınca düşürülmesine karar verilip verilmeyeceğinin mahkemesince değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.