Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/17286 E. 2014/10253 K. 22.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17286
KARAR NO : 2014/10253
KARAR TARİHİ : 22.05.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, sahtecilik
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum ya da kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kullanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir.
Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin,

taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Sanık ile katılanın konut kiralamak ve kontrat yapmak üzere emlak komisyoncusuna gittikleri, yapılan anlaşma üzerine katılanın senet düzenleyerek komisyoncuya verdiği, kefil olduğu senetleri düzenlerken senedin birinde hata yapılması üzerine kenara bırakılan senedi ele geçiren sanığın senette tahrifat yaparak, boş kalan yerleri doldurup kendisini de alacaklı olarak göstermek suretiyle 10.05.2006 ödeme günlü, 10.04.2006 tanzim tarihli, borçlusu … olan 15.000,00 TL bedelli senedi icra takibine koyduğu, bu şekilde resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda; tahrifat yapılan senette değişikliği onaylayan bir paraf imzasının olmaması nedeniyle senedin iğfal kabiliyetinin bulunmaması yanı sıra, sanığın mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden bahisle resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanın temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 22.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.