Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/17289 E. 2014/3317 K. 24.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17289
KARAR NO : 2014/3317
KARAR TARİHİ : 24.02.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Gördes ilçesinde tarım işi ile uğraşan katılanların, 2007 yılında üretmiş oldukları patatesleri Temmuz ayında sanığa satacakları konusunda anlaştıkları, sanığın alım-satım akdi sırasında düzenlemiş olduğu 12.07.2007 tarihli sözleşmeleri, alıcı sıfatıyla imzalayarak katılanlara verdiği, sözleşmelerde patateslerin sanık tarafından alındığı anda parasının elden ödeneceği kararlaştırılmış olunmasına rağmen, sanığın, ürünleri kamyona yükledikten sonra parayı daha sonra ödeyeceğini söyleyerek katılanların yanlarından ayrıldığı, tüm aramalarına rağmen sanığa ulaşamayan katılanların sanığın Afyon ili Sandıklı ilçesinde olduğunu öğrenmeleri üzerine yanına gittikleri, sanığın, paralarını isteyen katılanlara suça konu senetleri düzenleyerek verdiği, paranın ödenmemesi üzerine yapılan araştırmada; sözleşmelerde yer alan 703 001 61 28 vergi dairesi numarasının gerçeği yansıtmayıp, sanık adına kayıtlı olan vergi kimlik numarasının 703 001 61 23 olduğu, ancak bu işyerinin de 17.04.2000 tarihinde faaliyetine son verildiğinin tespit edildiği, sanığın yakalandığı sırada alınan savunmasında, patates alımına karşılık katılanlara teslim ettiği senetlerde yazılı bulunan (senetlerin borçlu hanesinde ismi adına atılı bulunan) … Mah. … caddesi no:… apartmanı İstanbul” adresinin gerçek adresi olduğunu beyan etmiş ise de, savunması sırasında kendisine ait ikametgâh adresi olarak başka bir adres belirttiği ayrıca işyeri adresi belirtmediği, bu şekilde hileli davranışlarda bulunan sanığın dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanık ile katılanlar arasındaki hukuki ilişkinin alım satıma yönelik olup, katılanların patateslerini sanığa teslim etmelerini sağlayıcı sanıktan doğup kaynaklanan bir aldatmanın bulunmaması, sanığın gerçek kimlik bilgilerini gizlememesi yanı sıra, toplanan delillerden meyve sebze komisyoncusu olarak iş yaptığının anlaşılması nedeniyle kurulan hukuki ilişkide herhangi bir suç unsurunun bulunmaması, sözleşme ve senetlerde adresini ve vergi numarasını da yanlış bildirdiği kabul olunsa dahi, gerek adres bilgilerinin bono için zorunlu bir unsur olmayışı, gerekse de vergi kimlik numarasına eksiksiz biçimde sözleşmede yer vermenin sözleşmenin asli tamamlayıcı bir unsuru olmaması, kaldı ki, sanığın, patateslerin tesliminden sonra, borcunu ödememesi üzerine para talep eden katılanlara suça konu senetleri vermiş olması nedeniyle, zarar veya borcun kandırıcı nitelikteki hareketler sonucunda doğmaması hususları gözetilerek, sanık hakkında dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığından bahisle verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanların temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 24.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.