Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/17302 E. 2014/9882 K. 20.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17302
KARAR NO : 2014/9882
KARAR TARİHİ : 20.05.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık … hakkında dolandırıcılığa teşebbüs suçundan dava açılmasına karşın, bir karar verilmediği anlaşılmış ise de, zamanaşımı süresi içinde karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanıklar …, … ve …’ün, katılanın müdürlüğünü yaptığı Turkcell bayiinden kampanya kapsamında laptop almak amacıyla fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek, … adına Türk Telekom’a ait sahte fatura düzenledikleri, sanık …’un bu fatura ile Turkcell bayiine giderek, kimliğini de ibraz etmek suretiyle laptop almak istediğini belirttiği, faturadaki bilgilerin sanıklardan …’ın babası Necati Işık tarafından daha önce aynı bayiye verilen faturadaki bilgilerle aynı olmasından şüphelenen katılanın durumu polise haber verdiği, bunun üzerine sanık …’un eylemini tamamlayamadan yakalandığı, diğer sanıkların da…’un ifadesi üzerine tespit edilerek yakalandıkları anlaşılmakla; sanıkların eylemlerinin özel belgede sahtecilik ve dolandırıcılığa teşebbüs

suçlarını oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
A- Özel belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
B- Dolandırıcılığa teşebbüs suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde, ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
2- Eylemin teşebbüs aşamasında kaldığından bahisle indirim yapılırken uygulama maddesi olan TCK’nın 35/2. maddesinin gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “50 gün”, “1.000’er TL”, “37 gün” ve “740’ar TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkarılarak, yerlerine sırasıyla “5 gün”, “100’er TL”, “3 gün” ve “60’şar TL” adli para cezası ibarelerinin eklenmesi ve teşebbüs uygulamasına ilişkin kısımda “… takdiren ¼ …” ifadesinden önce gelmek üzere “TCK’nın 35/2. maddesi gereğince” ibaresinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20/05/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.