Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/17327 E. 2014/10001 K. 21.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17327
KARAR NO : 2014/10001
KARAR TARİHİ : 21.05.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın yokluğunda verilen kararın, 01/07/2009 tarihinde Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebliğ edildiği, ancak UYAP kayıtlarına göre sanığın 24/02/2009 tarihi ile 28/09/2009 tarihleri arasında Ankara 1 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda başka bir suçtan tutuklu olduğunun anlaşıldığı, dolayısıyla sanığa gerekçeli kararın tebliğ edildiği 01/07/2009 tarihinde sanığın cezaevinde bulunduğu ve yapılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşıldığından, sanığın temyiz talebi süresinde kabul edilerek yapılan temyiz incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; şikayetçinin, yanında çalışan tanık … … Modanlı’yı, kredi kartı borcunu yatırması için 2.400.00 TL para vererek bankaya gönderdiği, tanık …’in bankaya gidip sıra beklediği esnada; sanığın, geldiği ve kendisine; “patronun bana telefon açtı, parayı ver, ben yatıracağım, sen Demir Ticaret isimli iş yerine git, orada sana bir çek ile 6.000 TL para verecekler” dediği, tanık …’in buna inanarak elindeki parayı sanığa

verdiği, akabinde sanığın bahsettiği adrese gittiği, ancak; Demir Ticaret isimli bir iş yerinin olmadığını anladığı, akabinde sanığın, ortadan kaybolduğu ve bu şekilde üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediğine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK’nın 53. maddesi uygulamasında 1/-a, b, d, e bentlerinde gösterilen hakları mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, (c) bendinde sayılan kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkı; vesayet veya kayyımlığa ait hizmette bulunma haklarını koşulu salıverme tarihine kadar kullanamayacağının, ve gün olarak belirlenen temel gün adli para cezasının adli para cezasına çevrilirken uygulama maddesinin hükümde gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından, TCK’nın 53.maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün tamamen çıkartılıp yerine “sanığın TCK’nın 53.maddesinin 1/a,b,d,e bendindeki haklardan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, 53/1-c bendindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunma haklarından koşullu salıverme tarihine kadar yoksun bırakılmasına”, ayrıca; hükmün üçüncü parağrafında yer alan “200 birim gün sayısının” ibaresinden sonra gelmek üzere; “5237 sayılı TCK’nın 52/2. maddesi gereğince” cümlesinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.