Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/17336 E. 2014/9986 K. 21.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17336
KARAR NO : 2014/9986
KARAR TARİHİ : 21.05.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’ın, Soma ilçesinde araç alım satımı yapan…plaka sayılı Ford markalı kamyoneti haricen satın aldıktan sonra diğer sanıklar … ve … ile birlikte …iline gelip müştekinin evinin ziline basarak zeytinyağı satın almak istediklerini söyledikleri, teklifi kabul eden müştekinin, yaklaşık 46 kg zeytinyağını sanıklara teslim ettiği, sanıkların da, aldıkları zeytinyağını kamyonette bulunan kendi bidonlarına döktükleri, bu sırada, sanık …’e, diğer sanık …’ın bir cep telefonu getirdiği, sanık …’in telefonla konuşurmuş gibi yapıp kapattıktan sonra “cenazemiz varmış, hemen gitmemiz lazım” diyerek, satın aldıkları yağın parasını ödemeksizin yanında bekleyen diğer sanıklarla birlikte geldikleri araca binerek uzaklaştıkları, böylece sanıkların eylem ve fikir birliği içinde hareket edip hileli hareketlerle haksız menfaat temin etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda, sanık, müşteki ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamına göre, suçun sanıklar tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uygulamasının usul ve yasaya uygun olması karşısında tebliğnamedeki düzeltilerek onama düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanıkların yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanıklara fazla ceza tayini,
2-Sanık … hakkında, tekerrüre esas başka sabıka kayıtları bulunduğu gözetilmeden, Kırkağaç Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2007/43 Esas, 2007/140 Karar sayılı ilamın kesin nitelikteki adli para cezasının 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesi gereğince tekerrüre esas alınması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkralarından, adli para cezasının uygulanmasına ilişkin olarak sırasıyla “365 gün” ve “9.125 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün” ve “125 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi ve “sanık …’ın Kırkağaç Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2007/43 Esas 140 Karar sayılı ilamıyla mahkum olduğu anlaşıldığından bu sanık hakkında TCK 58. madde gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına” ibaresinin çıkartılarak, yerine, “sanık …’ın Soma Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2004/90 Esas, 2006/414 Karar sayılı ilamı gereğince, cezasının 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi gözetilerek 5275 sayılı Kanun’un 108/2. maddesi uyarınca şartlı salıverilmeye eklenecek sürenin, yanılgılı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilam nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.