Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/17346 E. 2014/10825 K. 02.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17346
KARAR NO : 2014/10825
KARAR TARİHİ : 02.06.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/04/2006 tarihli hükümlülük kararının aynı dosyada yargılanan diğer sanık Kemal Karakoç tarafından temyizi üzerine; Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 05/12/208 tarihli ilamı ile “ Suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre; hükümden sonra 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun Geçici madde 1/1. fıkrası yollamasıyla, aynı kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14. madde ve fıkraları gereğince sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu ” dan bozulmasına karar verildiği, bozma üzerine dosyayı yeniden ele alan yerel mahkemece, 16.04.2006 tarihli karara yönelik temyiz talebi bulunmayan hükümlü …’ın bozmadan sonraki yargılama sürecine dahil edilerek hakkında hükmü temyiz etmemesine rağmen 23.06.2009 tarihli Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın verildiği,
5728 sayılı Yasanın geçici 1. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen hükme göre; “Bu kanun yürürlüğe girdiği tarihten önce kesinleşmiş ve infaz edilmekte olan mahkumiyet kararları hakkında lehe kanun hükümlerinin hüküm veren mahkemece 13.12.2004 tarih ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkında kanunun 98 ve 101. maddeleri dikkate alınmak ve dosya üzerinden incelenmek suretiyle belirleneceği, Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumuna ilişkin uyarlamanın hükmü veren mahkemece objektif koşulların değerlendirilmesiyle sınırlı bir inceleme yapılması halinde evrak üzerinden, subjektif koşulların değerlendirilmesi halinde ise duruşma açılarak yapılacağının belirtildiği,
Temyiz edilmeden kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren kanunlar yönünden uyarlama yargılamasının konusu olabileceği, uyarlama yargılaması ise istisna bir yargılama olup, genel yargılama ile birlikte yürütülemeyeceği, bu şekilde yapılan işlemler ile verilen kararların hukuki değerden yoksun olacağının anlaşılması karşısında;
Hakkında verilen mahkûmiyet kararı kesinleşmiş olduğundan hükümlü sıfatını kazanan …’ın, tekrar genel yargılanma sürecine dahil edildiği ve yapılan yargılama işlemleri neticesinde son hükmün kurulduğu anlaşılmış ise de; temyize konu edilen bu üçüncü kararın, hukuki değerden yoksun olduğu ve hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz incelenmesine konu edilemeyeceği dikkate alındığında;
Hükümlü … hakkında yeniden kurulan 3. hükme yönelik olan ve konusu bulunmayan temyiz isteminin REDDİNE, 20.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.