YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17369
KARAR NO : 2013/17782
KARAR TARİHİ : 18.11.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık … …’ın resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanığın yokluğunda verilip 21/05/2010 tarihinde tebliğ olunan 24/12/2009 tarihli mahkumiyet hükmüne yönelik, sanığın yasal süresi geçtikten sonra yaptığı, 06/06/2011 tarihli temyiz inceleme başvurusunun, 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317.maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanıklar … ve … hakkında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık ile … ve … hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf
veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Söz konusu kurum ya da kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kullanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir.
Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Sanıklar … ve … …’nın hissedar oldukları şirket adına … Şube Müdürlüğünden kredi alırken şirket adına kayıtlı … plaka sayılı araç üzerine rehin şerhi koydurdukları, …’ın aynı şekilde aynı bankadan kredi talebinde bulunduğu ve kredi alırken … plaka sayılı araç üzerine rehin şerhi koydurduğu, kredilerin ödenmemesi nedeniyle rehin paraya çevrilmesi maksadıyla icra takibi başlatıldığı, icra müdürlüğünce araçların tescil dosyalarındaki rehin durumu sorulduğunda rehin şerhinin bulunmadığının bildirildiği, her iki kredi başvurusunda teminat olarak gösterilen ve bu maksatla araçlar üzerine konan rehinlerin gerek noterde düzenlenmiş gibi sahte beyanname yapılmak suretiyle gerekse banka yetkililerince yazılmış gibi sahte evrak düzenlenmek suretiyle bunlarla tescil dosyası üzerindeki rehin şerhlerinin kaldırıldığı ve aracın başkalarına devrinin sağlandığı olayda, sanıkların borçtan kurtulmak için sonradan yaptıkları eylemler nedeniyle dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığından beraatlerine, şerhi kaldırmak için düzenlenip ibraz edilen sahte belgeler nedeniyle sahtecilik suçundan mahkumiyetlerine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekili ile sanık … vekili ve sanık …’in yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 18.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.