Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/17419 E. 2014/10026 K. 21.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17419
KARAR NO : 2014/10026
KARAR TARİHİ : 21.05.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Şikayetçiye ait aracın, şikayetçinin nişanlısı tarafından satmak için oto pazarına götürüldüğü, sanığın araca … olduğu, taraflar arasında 8,500YTL karşılığında aracın satışı konusunda anlaşma sağlandığı, ertesi gün aracın satış ve devir işlemlerini gerçekleştirmek amacıyla şikayetçi ve nişanlısı ile sanığın noterde buluştukları, … adlı şahıs ile şikayetçinin nişanlısının aracı kontrol ettirmek amacıyla sanayiye gittikleri, dönüşte … adli şahsın şikayetçinin nişanlısından, kendisine sigara almasını isteyerek araçtan uzaklaşmasını sağladığı ve bundan yararlanarak araçla kaçtığı, sanığın da devir işlemleri yapıldıktan sonra şikayetçiye farkettirmeden yanından uzaklaşarak ortadan kaybolduğu, sanığın bu eylemiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; olayın işleniş biçimi, aracın … adlı şahıs tarafından
alınarak kaçırılması, sanık savunması, şikayetçi ve tanık beyanı, noter satış sözleşmesi ile tüm dosya kapsamına göre atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından, adli para cezasının uygulanmasına ilişkin olarak sırasıyla ”100 gün” ve ” 2000 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla ”5 gün” ve ” 100 TL ” adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.05.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.