YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17519
KARAR NO : 2013/2885
KARAR TARİHİ : 18.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; sanık …’ın, suç tarihinde saat 13:25 sıralarında başka suçtan hükmen tutuklu olarak ceza infaz kurumunda kalmakta olduğu odadaki yatağını yaktığı, bunun üzerine görevli personel tarafından güvenliği açısından kurumda bu amaçla bulundurulan gözlem odasına konulduğu, burada da saldırgan hareketlerine devam ederek aynı gün saat 17:20’de oda penceresinin alt kısmındaki duvar bölümünde bulunan sünger ve suntaların bir tabakasını söküp kırarak zarar verdiği anlaşıldığından, eyleminin mala zarar verme suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın aynı suç işleme kararı ile değişik zamanlarda eylemlerini gerçekleştirmiş olması nedeniyle TCK.nın 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi ve TCK.nın 152/2-a maddesi gereğince cezasının iki kat artırılmasına karar verildiği halde bir kat artırıma gidilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a)Sanığın tekerrüre esas nitelikte birden fazla mahkumiyetinin bulunması nedeniyle en ağırının tekerrüre esas alınması gerekirken iki mahkumiyetinin birden esas alınması suretiyle infazda tereddüte yol açılması,
b)Mahkumiyet kararında mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/6-7. maddeleri gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, yargılamayı yapan mahkemece infaz aşamasında belirlenecek bir konuda infazı kısıtlayacak şekilde denetim süresi belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. Maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından tekerrüre ve buna bağlı olarak denetim süresine ilişkin kısımların çıkarılarak yerine “İzmir 25. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2007/314 Esas ve 2009/239 karar sayılı ilamı ile 6136 sayılı Kanun’un 13/1 maddesi gereğince hükmolunan 10 ay hapis ve 375 TL. adli para cezası nedeniyle sanık hakkında TCK.nın 58/6. maddesi gereğince cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve infazdan sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” denilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.