Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/17535 E. 2013/2880 K. 18.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17535
KARAR NO : 2013/2880
KARAR TARİHİ : 18.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu Görevlisine Görevinden Dolayı Hakaret, Görevi Yaptırmamak İçin Direnme, Mala Zarar Verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret, görevi yaptırmamak İçin direnme suçlarından kurulan hükümlere yönelik olarak yapılan temyiz incelemesinde;
5271 Sayılı CMK’nın 231.maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı aynı kanunun 231/12.maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığından 5271 Sayılı CMK’nın 264.maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda merciin belirlenmesinde yanılma, başvuran sanık ve suça sürüklenen çocuğun haklarını ortadan kaldırmayacağından temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile görevli ve yetkili ilk derece mahkemesince itiraz konusunda inceleme yapılması için, dosyanın incelenmeksizin iade edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE,
2- Mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik olarak yapılan temyiz incelemesinde;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; sanık ve suça sürüklenen çocuğun, katıldıkları düğünde alkol almaları sonucu düğünde bulunanlar ile tartışmaya girdikleri olay yerine gelen polis memuru müştekilerin müdahale etmek istemeleri üzerine ekip otosunun üzerine çıkarak zıplamaları ve zarar vermelerinden ibaret eylemlerinin mala zarar verme suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ve suça sürüklenen çocuk müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddine, ancak;
Suç tarihinde 18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuk …’in seçenek yaptırımı yerine getirmemesi halinde hapis cezasının kısmen veya tamamen infazına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılıklar aynı kanunun 322. maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden; aynı Yasanın 322.maddesine göre suça sürüklenen çocuk … hakkındaki hüküm fıkrasından seçenek yaptırımının gereklerinin yerine getirilmemesi halinde hapis cezasının kısmen veya tamamen infazına ilişkin bentlerinin çıkarılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.