YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17582
KARAR NO : 2014/9838
KARAR TARİHİ : 20.05.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Tekerrüre esas mahkumiyetleri bulunan sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; katılanın kendisine ait laptopunu internet ortamında satış ilanı verdiği, …’ın telefonla kendisini arayıp laptopa müşteri olduğu, randevulaşarak sanıklar İlknur ve yanında oğlu …’de olduğu halde buluştukları, burada katılanı de arabalarına alarak kendilerine ait olduğunu söyledikleri eve götürdükleri, bu arada katılanın telefon ile … ile görüştüğü, 1.150,00 TL karşılığında anlaştıkları, katılanı inandırmak için … tarafından muhasebecisini arıyormuş gibi telefon görüşmesi yaptığı ve “yarım saate kadar muhasebecimiz tarafından paran hesaba yatırılacak, ancak yine de güven olsun, senet yaz imzalayalım” diye senet düzenleyip İlknur’un imzaladığı, ancak sanıkların ödeme günü gelmesine rağmen katılanın parasını ödemedikleri gibi yeni aldıkları bu laptopu ertesi gün aldıkları fiyattan daha düşük bir
bedel olan 900 TL’ye ikinci el elektronik eşya alım satımı yapan …’ya sattığı, böylece sanıklar İlknur ve Muhittin’in bedelini ödemeyecekleri baştan belli olmasına rağmen bono düzenleyerek katılana verip müştekiyi dolandırdıkları sanıklar … ve …’ın tevilli ikrarları, katılan beyanı, arama ve yakalama tutanağı, teslim tesellüm tutanağı ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanıkların yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanıklara fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından, sanıklar hakkında adli para cezasının uygulanmasına ilişkin olarak ayrı ayrı “20 gün”, “600TL” adli para cezası teriminin tamamen çıkartılarak yerine, “5 gün”, “15TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20/05/2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.