YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17728
KARAR NO : 2014/11625
KARAR TARİHİ : 10.06.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; katılanın laptopunu satmak için internete verdiği ilan üzerine, sanık …’ın katılanı arayarak laptopu satın almak istediğini söylediği ve evlerinin adresini vererek laptopu evlerine getirmesini istediği, nitekim katılanın da bilgisayarla birlikte sanığın bildirdiği adrese gittiği, sanık …’un eşi olan diğer sanık …’in de evde olduğu ve laptopu 600 TL karşılığında satın almak üzere katılanla anlaşmaya vardığı, ilk önce katılandan hesap numarası istediği, hemen akabinde de hesap numarasına gerek olmadığını söyleyerek akşama uğradığı taktirde parasını vereceklerini beyan ettiği, katılanın o akşam gittiği misafirlikten geç dönmesi nedeniyle sanıkların evine uğrayamadığı, ertesi gün sanıkları telefonla arayarak parayı almak için uğramak istemesine rağmen, sanıkların misafirlerinin olduğunu beyan ederek katılanın evlerine gelmesini kabul etmedikleri, daha sonraki günlerde de hastalarının olduğunu belirterek katılanı bir süre oyaladıkları, bunun üzerine katılanın sanıkların evlerine gittiğinde evden taşınmış olduklarını gördüğü ve bir daha da sanıklara ulaşamadığı anlaşılmakla; eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık … müdafii ve sanık …’un yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde, ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
2-Mükerrir kabul edilen sanıklar hakkında “cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının” mahkumiyet kararında belirtilmemesi suretiyle TCK’nın 58/7. maddesine muhalefet edilmesi,
3-TCK’nın 53/4. maddesi uyarınca kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık … hakkında, aynı kanunun 53/1. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ve sanık …’un temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “30 gün”, “25 gün” ve “500 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkarılarak, yerlerine sırasıyla “5 gün”, “4 gün” ve “80 TL” adli para cezası ibarelerinin eklenmesi; TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bendin sonuna, “… sanıklar hakkında, TCK’nın 58/6-7 maddeleri uyarınca cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,” cümlesinin eklenmesi ve sanık … hakkında TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10/06/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.