YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17852
KARAR NO : 2014/10828
KARAR TARİHİ : 02.06.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın yokluğunda verilen gerekçeli kararın, 7201 sayılı Tebligat Kanunu 35.maddesi hükmüne göre ve sanığın yargılama aşamasında belirtmiş olduğu ikamet adresinde, 23.09.2009 tarihinde tebliğ edilmiş ise de; sanığın tebliğ tarihlerinde, Ankara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu bulunduğu, adı belirtilen cezaevinden 25.09.2009 tarihinde tahliye edildiği, söz konusu kararın, sanığın tahliyesinden sonra 26.10.2009 tarihinde usulüne uygun bir şekilde tebliğ edildiği, sanığın, hakkında verilen mahkumiyet kararını bu şekilde öğrendiği ve mezkur kararı da 02.11.2009 tarihinde ve süresi içerisinde temyiz ettiği belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, olay günü Fatsa PTT Bankasına para havalesi işlemi yapmak için gelen mağdur …’ın yanına yaklaşarak, söz konusu bankada görevli olduğuna dair yalan söyleyip buna aldanan mağduru dışarıya çıkardığı, mağdura sözde bir yer göstererek oradan alacağının olduğunu belirttikten sonra bu alacağını alıp kendisine getirmesini istediği, havale yapmak amacıyla akrabası tarafından verilen 1000 TL parayı da mağdurun elinden alan ve olay yerinden uzaklaşan sanığın, üzerine atılı olan dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Oluşa, sanığın savunmalarına, mağdurun beyanlarına, teşhis tutanağına ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın, bu şekilde gerçekleştirdiği sabit görülen eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 02.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.