Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/17924 E. 2014/11124 K. 04.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17924
KARAR NO : 2014/11124
KARAR TARİHİ : 04.06.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Şikayetçi ile sanıklar … ve … aynı işyerinde çalıştıkları ve birbirleri ile tanıştıkları, şikayetçinin bekar olduğunu bilen bu sanıkların şikayetçinin yanına gelerek “biz sana bir kız bulduk, seni evlendirelim, sen 2-3 bin YTL para hazırla” dedikleri, şikayetçinin de bu teklifi kabul etmesi üzerine şikayetçiyi, … babası diğer sanık …’nin yanına gönderdikleri, sanık …’nin … isimli bir kızı şikayetçiye göstererek “bu kız benim asker arkadaşımın kızı, seni bununla evlendirelim, sen bana 150 YTL yemek parası ver” dediği ve şikayetçinin de bu miktar parayı Zeki’ye verdiği, ayrıca bu tarihten sonra … isimli kıza ulaştırılmak üzere 2 adet bilezik, 80 lik altın, 2 küçük altın, 1 yüzük, 2 cep telefonu alarak sanıklar …. ve … teslim ettiği, ayrıca şikayetçinin … takma ismini kullanan diğer sanık …’a 2.000 YTL para verdiği, bunun üzerine … ve … yanında 2 bayanla birlikte Bandırma’ya geldikleri, bunlardan birisini göstererk “Bu senin nişanlın …, bu kızı götürüp iki gün sonra tekrar getireceğiz, bize 200 YTL para vereceksin” dedikleri, bunun üzerine şikayetçinin posta kanalı ile sanık …’a 200 TL para gönderdiği, daha sonra düğün için salon kiraladığı ve tarihi beklemeye başladığı, ancak verilen tarihte … isimli kızı getirmedikleri gibi sanıkların kendisine “bu işin bozulduğunu, hiçbir şey veremeyeceklerini” söyledikleri, şikayetçinin 6.000 TL zararının olduğu, sanıkların bu eylemleriyle dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda; sanıkların savunması, katılan ve tanıkların beyanı ile tüm dosya kapsamına göre, sanıkların hileli davranışlarda bulunarak dolandırıcılık suçunu işlediklerinin sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanıkların ve sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-5237 sayılı TCK’nın 53.maddesinin 3. fıkrası uyarınca, TCK’nın 53/1-c maddesindeki velayet, vesayet, kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmanın sadece kendi alt soyu açısından koşullu salıvermeye kadar süreceği, alt soyu haricinde kalanlar yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği ayırımı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenmek suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların ve sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümde 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüme “53.maddenin 3. fıkrası uyarınca 1.fıkrasının (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1. Fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibaresi eklenmesi ve hüküm fıkrasından, adli para cezasının uygulanmasına ilişkin olarak sırasıyla ”200 gün” ve ”4000 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla ”5 gün” ve ”100 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04.06.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.