YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18131
KARAR NO : 2013/2920
KARAR TARİHİ : 19.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dikili ağaca zarar verme, sair tehdit
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın, katılanın kaynı olduğu, katılanın eşinin 2005 yılında vefat ettiği, sanığın babasının, 2006 yılında vefat etmesinden sonra taraflar arasında 15/10/2005 tarihli miras paylaşım sözleşmesi yapıldığı, buna göre taşınmazlarda herkesin kullanacağı alanın belirlendiği, katılan da kendi payına düşen alanda imar ve ihya çalışması yaptığı, yaşlı ağaçları keserek yerine elma fidanı diktiği, söz konusu taşınmazın ve ağaçların katılana ait olduğu hususunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığı, sanığın 2008 yılı nisan ayında bu bahçeye gelerek iki adet elma fidanını kırdığı, aynı tarihte katılana yönelik olarak ”size burda elma yetiştirtmeyeceğim” şeklinde sair tehditte bulunduğu, aynı yılın ekim ayında traktörle gelip 15 adet fidanı kırdığı, böylece sanığın Dikili ağaca zarar verme ve sair tehdit suçlarının işlendiğinin iddia edildiği olayda,
1-Sair Tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Sair tehdit suçunun işlendiği tarihin 2008 yılı Nisan ayı, katılan vekilinin şikayet tarihinin ise 06/04/2009 olduğu, buna göre 5237 sayılı TCK’nın 73 ve 106/1-2.c maddeleri kapsamında, sair tehdit suçunun şikayete tabi tutulduğu, katılanın 6 aylık şikayet süresi geçtikten sonra dilekçe verdiği dikkate alınarak, müşteki adına vekilinin sair tehdit suçuyla ilgili kamu davasına katılma hakkının bulunmadığı, mahkemece davaya katılmasına karar verilmesinin hukuki değerden yoksun olup kararı temyiz etme hakkı da vermeyeceği anlaşılmakla, hükmü temyiz hakkı bulunmayan katılan vekilinin vaki temyiz isteminin 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 317.maddesi gereğince REDDİNE,
2-Mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle
getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Katılan, aşamalarda değişmeyen beyanlarında, sanığın mala zarar verdiğini iddia ettiği, katılanın oğlu …’in de amcası olan sanığın 2008 yılı Ekim ayındaki fidan kırma olayını görmediğini belirtmiş ise de, 2008 yılı Nisan ayındaki olayı gördüğünü ve 2 tane fidanı sanığın kırdığını bizzat gördüğünü belirttiği, Eğridir Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2008/444 Esas sayılı dava dosyasında dinlenen aynı tanığın ve katılanın iddiaları doğruladıkları, yapılan keşif sonrasında alınan bilirkişi raporuna göre, söz konusu taşınmaz içinde ağaçların köklendiğine dair boş çukurların bulunduğunun belirlendiği ve mahkeme tarafından, ağaçlara zarar verme olayı nedeniyle sanığın tazminat ödemeye mahkum edildiği, taraflar arasında miras paylaşımının yapıldığı, bu nedenle resmi olarak aralarında bir ihtilaf bulunmadığı, katılanın sanığa iftira atmasını gerektirecek bir nedenin de bulunmadığı dikkate alınarak 2008 yılı nisan ayında dikili ağaca zarar verme olayının gerçekleştiği anlaşılmakla, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde yetersiz gerekçeyle beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19/02/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.