Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/18307 E. 2013/3148 K. 20.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18307
KARAR NO : 2013/3148
KARAR TARİHİ : 20.02.2013

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme, kamu görevlisine hakaret , kaçmaya imkan sağlamaya teşebbüs
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5395 Sayılı Yasa’nın 3/a-2 maddesine göre kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiası ile hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan ya da işlediği fiilden dolayı hakkında güvenlik tedbirine karar verilen çocuklar için suça sürüklenen çocuk ifadesinin kullanılması gerekirken gerekçeli karar başlığında sanık ifadesinin kullanılması mahallinde düzeltilebileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek yada yakıştırmalarda bulunmak yada sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur.İsnadın ispatın konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; isnat, mağdurun onur şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, onur ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır.
Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç oluşacaktır. Bir kişiye yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, topluma hâkim olan anlayışlar, örf ve adetler göz önünde bulundurulmalıdır.
Suçun alenen işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Aleniyet, belirsiz sayıda kişilerin hakaret oluşturan sözü duymalarına olanak sağlamak suretiyle suçun işlenmesini ifade eder. Failin, hakaret oluşturan sözün duyulması olanağını yaratmış olması yeterlidir. Söylenen sözün fiilen duyulmuş olup olmaması önemli değildir.
Somut olayda;polis memuru olan müştekilerin olay günü kesinleşmiş hapis cezası bulunan …’i almak maksadıyla evine gittikleri ,bu şahsın kimlik getirme bahanesi ile içeriye girip kaçtığı,bir süre sonra yakalayıp polis aracına bindirmek istedikleri esnada suça sürüklenen çocuk …’in de haklarında yaş büyüklüğü nedeniyle ayrı soruşturma yürütülen şahıslar ile birlikte …’in kaçmasını sağlamak amacıyla müştekilere taşlarla saldırıp hakaret ettiği ,polis otosunun camını da taş ile kırması şeklindeki eylemlerinin kamu malına zarar verme ,kamu görevlisine hakaret ve kaçmaya imkan sağlamaya teşebbüs suçlarını oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Suça sürüklenen çocuğun hakaret suçunu birden fazla polis memuruna karşı işlemesi nedeniyle TCK’nın 43/2.maddesindeki zincirleme suç hükmü uyarınca cezasının artırılması gereğinin gözetilmemesi , suç tarihinde hakkındaki kesinleşmiş mahkumiyet hükmünün infazı amacıyla yakalanan …’in kaçmasına yardım etmeye çalışan suça sürüklenen çocuğun eyleminin TCK’nun 294/2 maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağı gözetilmeden anılan Kanunun 294/1 maddesinden hüküm kurulması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,20/02/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.