Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/1843 E. 2013/20964 K. 25.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1843
KARAR NO : 2013/20964
KARAR TARİHİ : 25.12.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanık …’nin katılan şirketin muhasebe işlerini yürüttüğü, diğer sanığın aynı şirkette üretim müdürü olarak görev yaptığı, …’nin katılan şirkete olan borcu sebebi ile … Kahramanmaraş Şubesindeki hesabından keşide ederek katılan şirkete verdiği 15.04.2006 tarih ve 3.000 TL bedelli çek ile 15.06.2006 tarihli 3.000 TL bedelli çekleri teslim alan sanık …’nin bu çekleri şirket hesabına kaydetmeyerek zimmetine geçirdiği; yapılan araştırma sonucu 15.04.2006 tarihli çeki diğer sanık … aracılığı ile özel işleri için kullandıkları ve yaptırdıkları … bedeli olarak tanık …’a verdikleri ve tahsil ettirdikleri, sanık …’nin bu çekler dışında … Giyim yetkilisi … tarafından katılan şirkete ibraz edilen … nolu 20.09.2005 tarih ve 4.000 TL bedelli çeki; yine Adres Butik yetkilisi … tarafından ibraz edilen 24361 nolu 11.06.2007 tarih ve 4.470 YTL bedelli çeki tahsil ettiği halde şirket kayıtlarına aktarmayarak mal edindiği, ayrıca katılan şirket yetkilisi olan Murat Güvenal’ın şirket adına keşide edilerek şirket işlemlerinde kullanması için teminat olarak sanık …’ye bıraktığı Akbank Alsancak Şb.’ne ait 3368652 nolu 2.500 TL bedelli 21.10.2003 keşide tarihli çeki’de tahsile koyarak mal edindiğinin iddia edildiği somut olayda; katılan şirkette çekleri kimin teslim aldığının belli olmaması, alınan çeklerin şirket kayıtlarına

intikal edip etmediğinin açıklığa kavuşmaması ve sanığa tahsil için bizzat teslim edildiğine dair belge veya tanık beyanının bulunmaması, çekleri bankalardan sanığın tahsil etmemesi tahsil edenlerin …, … ve … olması karşısında gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından; katılan şirkete verilen çekleri almakla kimin görevli olduğu, çekler alındığında buna ilişkin belge düzenlenip düzenlenmediği, şirket kayıtlarına işlenip işlenmediği, işleniyorsa bununla kimin görevli olduğunun katılan şirketten sorularak bu konulara ilişkin varsa şirket belge ve kayıtları katılan şirketten temin edilerek iddia edilen konularda bilirkişi incelemesi yaptırılması ve şirket çalışanları tespit edilerek tanık olarak dinlenmeleri ve çekleri tahsil eden adı geçen kişiler ile sanık arasında herhangi bir ilişki bulunup bulunmadığı araştırıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre;
Sanık … hakkında kurulan hüküm bakımından hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.