Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/18548 E. 2014/11445 K. 09.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18548
KARAR NO : 2014/11445
KARAR TARİHİ : 09.06.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; uzun yıllardır çalışmakta olduğu işyerinde tamir için otomobil teslim alma yetkisine sahip olan sanığın, şikâyetçinin oğlu olan tanık …’dan teslim aldığı otomobille gezerken kaza yapmasına rağmen, tanık …’a aracın çalınmasından sonra hırsızlar tarafından hasarlı bir şekilde terk edildiğini belirttiği, yapılan soruşturma sonucunda kazanın sanık tarafından yapıldığının anlaşıldığı, sanığın suça konu aracı başkasına satıp parasını aldıktan sonra şikâyetçiye yeni bir araç vereceğini söylemesine karşın parayı vermediği gibi yeni araç da almadığı anlaşıldığından, eyleminin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu sisteminde, ertelemenin sadece hapis cezaları bakımından öngörüldüğü, adli para cezalarının ise erteleme kapsamı dışında tutulduğu gözetilmeden, sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının TCK’nın 51. maddesi gereğince ertelenmesine karar verilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezasının alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezasının belirlenmesi sırasında, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeye dayanarak tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün görüldüğünden, hüküm fıkrasından adli para cezalarına ilişkin kısımların tamamen çıkarılarak temel cezanın belirlendiği bölüme hapis cezasının sonuna “ve 5 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesi ile takdiri indirimin yapıldığı bentte hapis cezasından sonra gelecek şekilde “ve 4 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına” denilmesi ve bu bentlerin altına “TCK’nın 52/2. maddesi gereğince günlüğü 20 TL’den hesap edilmek suretiyle 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ifadesinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.