YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18567
KARAR NO : 2014/11762
KARAR TARİHİ : 11.06.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Karı koca olan sanıklar … ve …’in Gökçebey Asliye Ceza Mahkemesi aracılığıyla temyiz dilekçesi gönderdikleri, üst yazıda ek olarak 2 suret temyiz dilekçesi bulunduğunun belirtildiği, üstte bulunan sanık …’nın temyiz dilekçesinin havale edilip altta bulunan sanık …’ın temyiz dilekçesinin sehven havale edilmediği, Gökçebey Asliye Ceza Mahkemesinin temyiz dilekçelerini ekli olarak düzenlediği üst yazının tarihinin de 01.07.2010 tarihi olduğunun anlaşılması karşısında, sanık …’ın temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’nın Beypazarı Devlet Hastanesinde tanıştığı tanık … ile sohbet ettiği sırada damadının işsiz olduğunu öğrenmesi üzerine ”benim eşim ocağa işe koyuyor, masrafları karşılarsanız onu da işe koyar” diyerek kocası olan sanık …’ı aradığı, telefonda eşine ” …, burada bizim oralı bir arkadaş var, işe koyar mısın?” dediği, sanık …’ın da ”koyarım” demesi üzerine tanık … damadı …’ın numarasını alıp eşi sanık …’a verdiği,
sanık …’ın katılan …’ı aradıktan sonra buluşup yüzyüze görüştükleri, sanık …’ın katılan …’a kendisini Park Termik A.Ş. ‘de işe koyacağını, ancak karşı tarafa para yedirmesi gerektiğini söyleyerek 1.500 TL peşin, 1.500 TL işe girdikten sonra olmak koşuluyla para istediği, katılanın kabul ederek 1.500 TL’yi verdiği, parayı alan sanığın 25 Kasım’da iş başı yapacağını söylediği, bir süre sonra arayarak işi yapacak arkadaşın izne gittiğini, acil 1.000 TL vermesi gerektiğini söylediği, katılanın 1.000 TL, birkaç gün sonra da 400 TL verdiği, ancak iş başı yapmadığı gibi bir daha sanığa ulaşamadığı, sanığın tanık İhsan Saraç vasıtasıyla tanıştığı katılan …’e de Ankarada tanıdığı olduğunu söyleyip kendisini … işe sokacağı vaadinde bulunarak 3.000 TL aldıktan sonra ortadan kaybolduğu, sanık …’ın katılanlara karşı gerçekleşen eyleminin dolandırıcılık suçunu, sanık …’nın eyleminin ise sanık …’ın katılan …’a karşı gerçekleştirdiği dolandırıcılık eylemine yardım etme suçlarını oluşturduğunun iddia edildiği olayda; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uyarınca sanıkların belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasının kasten işlenen suçtan dolayı hapis cezası ile cezalandırılmanın kanuni sonucu olması nedeniyle infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır. Sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK’nın 157/1 maddesi yerine 152/1 maddesi yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
1-Sanık … hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre,Cumhuriyet savcısı ile sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanık … hakında dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik incelemde;
Sanık Selmanın diğer sanık …’la birlikte fiili gerçekleştirdiği gözetilmeden eksik ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılamamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezasının alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezasının belirlenmesi sırasında, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeye dayanarak tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısı ile sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “100 gün”’ ve ”2.000 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkarılarak yerine, sırasıyla ” 5 gün” ve “100 TL” adli para cezası ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.