Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/18568 E. 2014/11752 K. 11.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18568
KARAR NO : 2014/11752
KARAR TARİHİ : 11.06.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.Hile nitelikli bir yalandır.Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın internet ortamında tanıştığı tanık … ile buluşmak üzere olay tarihinde Zonguldak iline geldiği, Valiliğe giderek şehit çocuğu olup tıp fakültesinde öğrenci olarak okuduğunu, harç parasının eksik olduğunu söyleyerek yardım talebinde bulunduğu, görevlilerin kendisini Sanayi ve Ticaret Odası Başkanlığına yönlendirdikleri, 118 bilinmeyen numaralar servisinden Sanayi ve Ticaret Odası’nın telefon numarasını öğrendiği, arayarak telefonu açan tanık Renda’ya Valilik Özel Kaleminden aradığını, vali beyin başkan beyle görüşmek istediğini söyleyerek başkanın telefonunu istediği, telefon numarasını öğrendikten sonra Zonguldak Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı olan müşteki … ‘i arayarak “ben Valilik Özel Kalem’den …, öğrenci bir arkadaşımız var, bu arkadaşımız Karaelmas Üniversitesinde öğrenci, 375 TL harç sıkıntısı var, 200 TL’sini biz karşıladık, 175 TL konusunda siz birşeyler yapabilir misiniz ?” dediği, müştekinin “hemen odaya talimat veriyorum” şeklinde cevabı üzerine sanığın Sanayi ve Ticaret Odasına giderek kendisini valilikten gönderdiklerini söyleyip muhasebe müdürü tanık …dan 175 TL’yi alarak ortadan kaybolduğunun anlaşıldığı olayda, eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezasının alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezasının belirlenmesi sırasında, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeye dayanarak tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “120 gün”, ”100 gün” ve ”2.000 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkarılarak yerine, sırasıyla ” 5 gün”,” 4 gün” ve “80 TL” adli para cezası ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.