YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18621
KARAR NO : 2014/11616
KARAR TARİHİ : 10.06.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılığa teşebbüs
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, iç bölümü sarı pirinç madeni olup, dış yüzeyi 15-20 mikron arası altın kaplama olan, bu nedenle maddi değeri bulunmayan iki adet alyansı satmak amacıyla şikayetçinin sahibi olduğu kuyumcuya götürdüğü, şikayetçinin daha önce Antalya Kuyumcular Odası’ndan sahte alyans satıldığı hususunda cep telefonuna gelen mesaj nedeniyle şüphelenerek alyansları kontrol etmek istediğini söylediği, sanıktan aldığı alyansları ateşe atması üzerine kararmaları sonucu sahte olduklarını anladığı, bu sırada sanığın şikayetçiye sahte altın satmaya çalıştığını duyan ve kuyumculuk yapan tanık …’in şikayetçiyi arayarak, kendisine sahte yüzük satmak isteyen sanığı oyalamasını istediği, bunun üzerine şikayetçinin sanığa yüzüklerden birisini eritmesi gerektiğini söyleyerek iş yerinde oyaladığı, tanık …’in iş yerinden ayrılan sanığı takip ederek görevli polis memurlarına yakalattığı anlaşılmakla; sanığın eyleminin dolandırıcılığa teşebbüs suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiş; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uyarınca sanığın belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasının, kasten
işlenen suçtan dolayı, hapis cezası ile cezalandırılmanın kanuni sonucu olması nedeniyle, bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün olduğundan bozma nedeni yapılmamış; müsaderesine karar verilen sahte alyansın adli emanet numarasının “2009/1991” yerine “2009/1191” olarak gösterilmesi mahallince düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 10/06/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.