Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/18660 E. 2014/11346 K. 09.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18660
KARAR NO : 2014/11346
KARAR TARİHİ : 09.06.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği,fiille olan ilişkisi,mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Müşteki … başka bir suç nedeniyle tutuklanarak cezaevine gönderildiği, müştekinin eşi katılan …’in teyzesinin oğlu … aracılığı ile sanıkla tanıştığı, sanığın, kendisini emekli savcı olarak tanıtıp avukatlık yaptığını belirttiği, adliyeye katılanla birlikte gittikleri, sanığın dosyayı inceleyeceğini söylediği, incelemiş gibi yaptıktan sonra katılana, eşini kefalet karşılığı olarak tahliye ettirebileceğini söylediği, katılanın da bu parayı daha sonra bularak cezaevi önündeki sanığın yanına geldiği, kendisini noter olarak tanıtan ve sanığın yanında bulunan başka bir bayanın cezaevi içerisine girerek tutuklu müştekiden vekaletname alacağını söylediği, daha sonra içerden çıkarak vekaletnameyi aldığını belirttiği, katılanın da elindeki 6.700 TL parayı sanığa verdiği, sanığın, pazartesi günü eşinin tahliye olabileceğini söylediği, buna rağmen herhangi bir tahliye gerçekleşmediği, daha sonra sanığın, hakimin taleplerini reddettiğini,
yatırılan paranın cezaevi aracılığıyla tutukluya ödeneceğini belirttiği, aradan üç ay geçmesine rağmen herhangi bir gelişme olmadığı, yapılan araştırmada sanığın gerçekte emekli savcı ya da avukat olmadığının tespit edildiği, olayın tanıklar tarafından doğrulandığı, böylece sanığın hileli hareketlerle haksız menfaat temin etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık, katılan ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamına göre, suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 09/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.