Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/18732 E. 2014/11385 K. 09.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18732
KARAR NO : 2014/11385
KARAR TARİHİ : 09.06.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, katılana gerçek adını gizleyerek, hemşerisi olarak ve … adı ile tanıttığı, sonraki aşamalarda da Gümrük Müsteşarlığı’nda çalıştığını ve bu nedenle de tanıdığı kişilerde olduğunu söyleyerek çok ucuz ve uygun fiyata gümrükten araç alabileceğini söylediği, bunun üzerine katılanın sanığa istemiş olduğu teminat parası olarak 15.000 TL para verdiği ve daha sonra gerekli evraklarla birlikte gümrüğe gittikleri, sanığın katılana, dışarıda beklemesi gerektiğini söylediği, bir müddet sonra gümrükten çıkan sanığın, katılana evrakların yetişmediğini söylediği ve birlikte gümrükten ayrıldıkları, sonrasında 20/08/2008 tarihinde katılanın, gerekli olan parayı tamamladıktan sonra gümrüğe geçme konusunda sanıkla sözleştikleri, ancak sanığın katılanı arayarak işlerinin öğleden sonraya kaldığını, öğleden sonra gümrük deposuna gelmesini söylediği, katılanın yanındaki tanıklarla birlikte gümrük yerine gittiği, bir müddet sonra sanığın olay yerine gelerek, gümrük başmüfettişinin oğlunun kaza yaptığından bahisle evrakları imzalatamadığını söylediği, katılanın o zaman başmüfettişin yardımcısına imzalatalım dediği, bunun üzerine sanığın tekrar gümrük müdürlüğüne girdiği, katılan ve tanıkların dışarıda beklemeye devam ettiği, bir süre sonra sanığın yanlarına gelerek ben Ulus’daki Müsteşarlığa gidiyorum orada imzalatacağım diyerek işlerinin yarıda kaldığını belirttiği ve gümrükten birlikte ayrıldıkları, mesai bitimine yakın sanığın, katılanı telefonla arayarak işlemlerini tamamladığını ve araçları yarın alacaklarını belirttiği, ertesi sabah, sanığın mesaj atarak katılanı oyaladığı daha sonra da telefonlara çıkmamaya başladığı ve izini kaybettirdiği, sanığın bu şekilde üzerine atılı suçu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık, tanık ve katılan beyanları ile tüm dosya kapsamına göre, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiği anlaşılmakla hakkında verilen mahkumiyet kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 09.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.