YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18738
KARAR NO : 2014/3894
KARAR TARİHİ : 04.03.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılan vekilinin yüzüne karşı tefhim olunan 07/04/2010 tarihli beraat hükmüne yönelik 12/04/2010 havale tarihli dilekçesi ile vaki temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla, tebliğnamedeki temyiz isteminin reddine dair görüşe iştirak edilmemiştir.
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanıklardan …’nin, katılanın yetkilisi olduğu …Gıda Dağıtım Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nde satış temsilcisi olarak çalıştığı, diğer sanık …’un ise katılana ait şirketin bayiliğini yaptığı… Tüketim Malları Sanayi Pazarlama ve Ticaret A.Ş’nin gıda bölümü satış sorumlu şefi olarak görev yaptığı, aynı zamanda … şirketinin binasında, kendisine tahsis edilen yerde … şirketinin satış temsilcilerinin yönetiminden de sorumlu olduğu, sanıkların birlikte hareket ederek, katılan şirket adına sattıkları mallar için şirket tarafından kesilen fatura bedellerinin altında tahsilat yaptıkları ve bu paraları da şirkete teslim etmeyerek uhdelerinde tuttukları iddiasıyla hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan yapılan yargılama sonucunda; sanıkların savunmalarında, suçlamaları kabul etmedikleri, serbest muhasebeci ve mali müşavirlerden oluşan 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan raporda, katılan şirketin defter kayıtlarında sanıkların borçlu bulunduğu yönünde herhangi bir kayıt olmadığı, müşteri hareket listelerinin katılan şirket tarafından tek taraflı hazırlanmış olduğu, belgelerin altlarında hiçbir şirket yetkilisinin imzası bulunmadığı gibi şirket kaşesinin dahi olmadığı, hesaplarda bir kısım müşteri hareketlerinin 2003, 2004 ve 2005 yıllarını kapsadığı, bunun da sanıkların çalışma dönemlerinin öncesine isabet ettiği, sanıklar adına herhangi bir rakam tespit etmenin mümkün bulunmadığı kanaatinin bildirildiği anlaşılmakla; sanıkların atılı suçu işlediklerine dair, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin ve sanık … müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 04/03/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.