YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18747
KARAR NO : 2014/11382
KARAR TARİHİ : 09.06.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği,fiille olan ilişkisi,mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık ile müştekinin olaydan bir süre önce İstanbul’da Üsküdar sahilinde tesadüfen karşılaştıkları, konuşmaya başladıkları, sanığın müştekiye kendini emekli imam olarak bildirdiği, müştekiye evli olup olmadığını sorduğu, müştekinin eşinin iki yıl önce öldüğünü söylemesi üzerine bekar olan baldızının bulunduğunu, onunla evlenmesinin mümkün olduğunu söylediği, müştekinin de sanığa inandığı ve teklifini kabul ettiği, ertesi gün görüşmelerinde sanığın müştekiye Kozan İlçesi’ne gelmesi gerektiğini bildirdiği, müştekinin de daha sonra İstanbul’dan Kozan İlçesi’ne geldiği, sabah sanığın müştekiyi otogarda karşıladığı,
birlikte şehir merkezine geldikleri, burada bir parkta oturdukları, sanığın tatlı siparişi verdiğini söyleyerek müştekiden para talep ettiği, müştekinin de 700 TL para ile 100 euroyu sanığa verdiği, sanığın aldığı parayı cebine koyduğu, daha sonra evleneceği kadın ile tatlıyı alıp getireceğini söyleyerek sanığın yanından ayrılıp yürümeye başladığı ancak bir süre sonra sanığın aynı olaylar nedeniyle ihbarını alan polisler tarafından yakalandığı, sanığın bu şekilde üzerine atılı suçu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık ve müşteki beyanları ile tüm dosya kapsamına göre, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiği anlaşılmakla hakkında verilen mahkumiyet kararında bir isabetsizlik görülmemiş sanığın fiili tamalmalandığından bozma isteyen tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 09.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.