YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18748
KARAR NO : 2014/11391
KARAR TARİHİ : 09.06.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıkların tutuklu kaldıkları sürenin, gerekçeli karar başlığına mahallinde eklenmesi ve tutuklu kaldıkları sürelerin mahsubuna ilişkin 5237 sayılı TCK’nın 63.maddesinin infaz esnasında dikkate alınması mümkün görülmüştür.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği,fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıkların, suç tarihinde Alaşehir İlçesi’ne geldikleri, sanık …’ın ilçe merkezinde araçtan inerek kolundaki 2 adet sahte bilezik ile müştekinin sahibi olduğu kuyumcuya giderek, müştekiye bilezikleri satmak istediğini söylediği, bilezikleri inceleyen müştekinin sahte olduğunu anlayıp, “bu bilezikler sahte” diye söyleyerek sanığa iade ettiği, aynı araçla Alaşehir İlçesi’nden ayrılan sanıkların, müştekinin ihbarı üzerine Salihli İlçesi’nde yakalandıkları, aracın torpido gözünde üzerinde …isimli firmanın ibaresi bulunan altın görünümlü bilezik ele geçirildiği, sanıkların bu şekilde üzerlerine atılı suçları işlediklerinin iddia edildiği olayda; sanık, tanık ve müşteki beyanları ile tüm dosya kapsamına göre atılı suçun sanıklar tarafından işlendiği anlaşılmakla, haklarında verilen mahkumiyet kararlarında bir isabetsizlik görülmemiş, bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanıklara fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin ve sanık …’in temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından, adli para cezasının uygulanmasına ilişkin olarak sırasıyla “60 gün”, “30 gün”, “25 gün” ve “500 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün”, “2 gün”, “1 gün” ve “20 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.