YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18759
KARAR NO : 2014/11875
KARAR TARİHİ : 12.06.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, kamu görevinin usulsüz olarak üstlenmesi
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; filin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın evine gidip doğrudan içeriye giren sanığı gören katılanın eşi tanık …’ün sanığı … görevlisi sanarak elektrik sayacının yerini göstermek istediği sırada elinde telsiz bulunan sanığın kendisini polis memuru olarak tanıtıp, haklarında sahte para iddiasıyla ihbar bulunduğunu söyleyerek eşini çağırmasını istediği, beraberce tarlada çalışan katılanın yanına gidip durumu anlattıkları, tekrar eve döndüklerinde sanığın evdeki paralarını getirmesini istemesi üzerine katılanın poşet içerisindeki 4.000,00 TL parasını sanığa gösterdiği, sanığın “hesap makinesi var mı? Kağıt kalem getir tutanak tutacağım” diyerek fırsatını bulup hızla evden çıkıp kendisini bekleyen araca binerek uzaklaştığı somut olayda;
1-Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Katılan ve tanık …’ün gerek soruşturma aşamasında birden çok kişi arasından gerekse kovuşturma aşamasında huzurdayken sanığı teşhis etmeleri ile sanığın savunmalarıyla örtüşmeyen tanık beyanlarına göre dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Sanık hakkında kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
TCK’nın 262/1. maddesindeki suçun oluşabilmesi için gerçek bir kamu görevinin üstlenilmesi gerektiği, oysa ki somut olayda sanığın kendisini polis memuru olarak tanıtmasının dolandırıcılık suçunun hile unsuru olduğu gözetilmeden unsurları oluşmayan suç nedeni ile sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.06.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.