YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18763
KARAR NO : 2014/11894
KARAR TARİHİ : 12.06.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, … nezdinde kurulan Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’nda ihtiyaç sahiplerine dağıtılacak kömürlerden sorumlu mutemet olduğu, 2006 yılında TKİ’den 2805 ton kömür gelmesine rağmen, ihtiyaç sahiplerine 2322,60 ton kömür dağıtıldığı, 472,40 ton kömürün ise akıbetinin belli olmadığı, yine 2007 yılında yapılan yardıma konu kömürlerde de 130,20 ton açığın çıktığı somut olayda; alınan bilirkişi raporuna göre 2006 yılında 2.805 ton kömür alındığı, 2.332.60 ton kömür dağıtıldığı, 472.40 ton fark oluştuğu, 2007 yılında 3.086 ton kömür aldığı, 2.951.80 ton kömür dağıtıldığı, 134.20 ton farkın oluştuğu, kömür indirme, bindirme, dağıtım, stoklama, yükleme ve boşaltma işlemleri sırasında nem kaybı, tozlanma, içten yanma, buharlaşma şeklinde %5 fire verildiği, bu hususlara göre 2006 yılında dağıtılan kömürlerin 140.25 ton fire vermesi gerekirken 332.15 tonunun eksik dağıtılmış olduğunun, 2007 yılında ise fire oranı dikkate alındığında alınan kömür ile dağıtılan kömür arasında fark oluşmadığının bildirilmesi karşısında hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı Kanunun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilmeye kadar 53. madde 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş olduğundan hükmün, 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından, 5237 sayılı Kanunu 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün tamamen çıkartılıp yerine, “TCK’nın 53. maddenin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.06.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.