Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/18769 E. 2014/11876 K. 12.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18769
KARAR NO : 2014/11876
KARAR TARİHİ : 12.06.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi,kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Eşi ölen 82 yaşındaki mağdur …’in yeniden evlenmek istediğini söylediği köylüsü olan temyiz dışı sanık …’a söylediği, onun da sanık …’ın eşi ölen kayınbabasını evlendirdiğini söylemesi üzerine sanık …’ye durumu anlattıkları, sanığın bir süre sonra telefon açarak 55-60 yaşlarında evlenmek isteyen bir bayan bulduklarını söylediği, Birecik İlçesi’nde mağdurun evlenmek isteyen bayan ile buluştuğu, 20-25 yaşlarındaki kimliği tespit edilmediği için evrakı ayrılan … isimli bayanı gören mağdurun istememesine rağmen sanık ve yanındakilerin ikna etmesi sonucunda evlenmeye karar verdiği, bu kapsamda sanığın kızın ailesine verilmek üzere 1.950,00 TL parayı mağdurdan aldığı, … isimli bayana 2.000,00 TL civarında takı ve elbise alındığı, mağdurun evine giden bayanın akşam saatlerinde evlenmekten vazgeçtiğini söyleyerek dönmek istediği, temyiz dışı sanıkların
aldıkları paraları geri vermelerine rağmen sanığın parayı … isimli bayanın ailesine verdiği gerekçesi ile iade etmediği somut olayda; katılanın beyanı, tanık …’in anlatımı, sanık …’ın 1.000,00 TL parayı alıp … isimli kızın annesine verdiğine dair kısmi ikrarı gözetildiğinde dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine,ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2007/10-108 E., 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamasına rağmen, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 120 tam gün olarak tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “120 gün”, “100” gün ve “2000 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün”, “4 gün” ve “80,00 TL” ibaresi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.