Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/18788 E. 2014/11599 K. 10.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18788
KARAR NO : 2014/11599
KARAR TARİHİ : 10.06.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, katılanları … isimli firma ile Mısır’a işçi olarak götüreceğinden bahisle katılanlar …’dan 225TL, …, …’den 226’şar TL, …’dan 150 TL, …’dan 260 TL değerinde telefonu, …, … ve … …’dan 250’şer TL para aldığı, katılan …’dan parayı henüz almadan katılanları kandırdığı ortaya çıktığı iddia edilen olayda;
1) Sanık hakkında katılanlar …, …, … ve …’a karşı dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Katılanlara karşı eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı kanunun 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; katılanlar …,… ve …’ya karşı eylemleri nedeniyle kurulan hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “100 gün”,”83 gün” ve “1.660 TL adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerlerine,sırasıyla “5 gün“,”4 gün” ve “80 TL“ adli para cezası ve katılan …’a karşı eylemleri nedeniyle kurulan hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “100 gün”,”50 gün”,’41 gün ‘ ve “820 TL adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerlerine,sırasıyla “5 gün“,”2 gün”,’1 gün’ ve “20 TL“ adli para cezası ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2)Sanık hakkında katılanlar …, …, …, … ve …’a karşı dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın, kahvehanede katılanlar … ve … ile aynı anda konuşup Mısır’da iş bulabileceğini söylediği ve katılanlar …,… ve … la da ayrıca birlikte konuşup para olan zarfı kahvehenye bırakmaları şeklindeki gerçekleşen eylemlerinin aynı suçu birden fazla şikayetçiye karşı tek bir fiille işlediğinin anlaşılması karşısında;katılanlar … ve Süleymen’a karşı tek ve zincirleme dolandırıcılık suçunu işlediği ve yine katılanlar …, … ve …’a karşı ise tek suçtan hüküm kurularak, tayin olunan cezanın 5237 sayılı TCK’nın 43/2. maddesi uyarınca artırılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde şikayetçi sayısınca mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, BOZULMASINA, 10/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.