Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/18870 E. 2014/11662 K. 11.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18870
KARAR NO : 2014/11662
KARAR TARİHİ : 11.06.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, görevi yaptırımamak için direnme
HÜKÜM : Beraat, mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, şikayetçinin şahsi davacı vekili sıfatıyla takip ettiği davanın 28.04.2005 tarihli duruşmasına mazeretsiz olarak katılmayarak davanın düşürülmesine karar verilmesine sebebiyet verdiği, borçlu şikayetçinin, vekili sıfatıyla icra dosyasına yatırılması gereken 901,87 TL miktarındaki borç için şikayetçiden aldığı 1.000 TL’yi icra dosyasına yatırmayarak uhdesinde tuttuğu, sanığın bu eylemleriyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve görevi kötüye kullanma suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda;
1-Katılanın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık savunması, katılan beyanı, icra takip dosyası ile tüm dosya kapsamına göre, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesi ile verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2- Sanığın görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
28/04/2005 olan suç tarihinden temyiz inceleme gününe kadar, duran zamanaşı süreleri de dikkate alınarak 765 sayılı TCK’ nın 102/4. ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 11.06.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.