YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18887
KARAR NO : 2014/11898
KARAR TARİHİ : 16.06.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği,fiille olan ilişkisi,mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; olay tarihinde sanıklardan oyun kağıtlarına para bastırıp para kazanılması şeklinde ve “bul karayı, al parayı” tabir edilen oyun oynattıkları katılanın da yanlarına gelerek önce 20 TL oynayarak kayıp ettiği, sanıkların bu defa paranı kurtarırsın yeniden oyna diyerek etkiledikleri katılanın cebinden çıkardığı 700 TL yi kağıda oynatıp parasını kaybettirdiklerinin iddia edildiği olayda sanıkların eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık … hakkında TCK’nın 58 maddesine göre infazdan sonra denetim süresi belirlenmemiş ise de bu hususta infaz aşamasında mahkemeden karar alınması mümkün görülmüştür, diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak,
Dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlerde, hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş olduğundan hükmün, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu durum aynı kanunun 322. maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, sanıklar haklarında kurulan hükümlerde, yer alan 365 gün, 304 gün ve 6. 080 TL adli para cezası’ ibarelerinin çıkartılarak yerine 5 gün, 4 gün ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, ibareleri eklenmek suretiyle, diğer yönleri usül ve yasaya uygun hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16/06/2014 tarihinde oy birliği ile karar verildi.