YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18907
KARAR NO : 2014/3728
KARAR TARİHİ : 03.03.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
…’de 100 adet afet konutunun yapımı konusunda katılan ile sanıklar arasında bir protokol yapıldığı, bu protokole göre, sanıkların, o bölgedeki kişilerden vekalet alıp işin katılana yirmi gün içinde verilmesini sağlayacakları, katılanın da, 200.000 TL parayı sanıklara vermeyi taahhüt ettiği, ayrıca yapılacak iş nedeniyle masrafları karşılamak üzere de katılanın sanıklara 10.000 TL avans verdiği, iş kendisine teslim edilmezse avansın iade edileceğinin kararlaştırıldığı, daha sonra inşaat işinin, ilgili kurum tarafından TOKİ’ye verilmesi nedeniyle, sanıkların bölge halkından vekaletname alınamadığı, katılandan alınan avansın 6.000 TL’sinin kendisine verildiği, geri kalanın masraflar için harcandığı belirtilerek katılana iade edilmediği, böylece sanıkların dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda, katılan ile sanıklar arasındaki ihtilafın, aralarındaki protokolden kaynaklanan hukuki nitelik arz eden bir ihtilaf olduğu, olayda sanıkların dolandırıcılık kastı ile hareket ettiklerine dair mahkumiyetlerine yeter kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı dikkate alınarak, bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 03/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.