Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/18911 E. 2014/11920 K. 16.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18911
KARAR NO : 2014/11920
KARAR TARİHİ : 16.06.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; olay tarihinde sanıklardan Halil’in, katılan …’ın sorumlusu olduğu, kullanılmayan fabrika binasında fabrikaya ait malzemelerin gözetimiyle görevli olarak çalıştığı sırada bazı malzemelerin zaman içinde kaybolduğu, bir ihbar üzerine, fabrika içindeki kullanılmayan vinç makinesinin sanık …’ye kendisini satışa yetkili diye tanıtıp, hurda olarak sattığı ve …’nin de yükleyerek götürdüğü, diğer sanıkların yardımıyla taşınıp, kesilerek hurda malzemesi olarak satıldığı iddiasıyla açılan davada, aşağıda yazılı bozma nedeni dışında sanık …’in mahkumiyetine, atılı suçu işledikleri hususunda somut ve yeterli delil bulunmayan diğer sanıklar …, …, …, …, …, …, …’nin beraatlerine dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Katılanın, suçtan dolayı uğradığı zararın tazmin edilmediğine göre, CMK’nın 231/6-c maddesi hükmü karşısında koşullarının bulunmadığı anlaşılmakla, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceğinden, bu husus bozma nedeni sayılmamış, diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık … hakkında kurulan hükümde, hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi, ve uygulama sırasında hata ile fazla adli para cezası tayin dilmesi,
Bozmayı gerektirmiş olduğundan hükmün, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu durum aynı kanunun 322. maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükümdeki adli para cezası uygulamasının çıkartılarak yerine, “TCK’nın 155/2 maddesi ile 5 gün, 62 madde ile 4 gün ve 52/2 madde ile 1 gün karşılığı 20. TL hesabıyla 80. TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibareleri eklenmek suretiyle, diğer yönleri usül ve yasaya uygun hükümlerin DÜZELTİLEREK, diğer sanıklar hakkındaki beraat hükümlerinin DOĞRUDAN ONANMASINA, 16/06/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.