YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18918
KARAR NO : 2014/11551
KARAR TARİHİ : 10.06.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın kamyonculuk yapan katılanı cep telefonundan arayarak “isminin … olduğunu ve Karabağlar semtinden Marmaris ilçesine gitmesi gereken mobilyası bulunduğunu” söyleyip katılan ile nakliye hususunda 400 TL mukabili anlaştığı ve katılanla Karabağlar semtindeki … Mobilya mağazasının önünde buluştukları, sanığın bir kaç kez mobilya dükkanına girip çıktığı, dükkanın önünde kolilerin olduğu ve katılana yüklemeye başlamadan evvel gel birlikte çay içelim, oğlum birazdan gelecek dediği, bu arada başka yerden de mal geleceğini onların ödemesini acilen yapmasının gerektiğini, oğlu gelene kadar kendisine 700 TL para vermesini, oğlu geldiğinde parasını vereceğini söylediği, katılanın da buna inanarak sanığa 700TL parayı verdiği, ardından katılanın bir anlık dalgınlığından faydalanarak ortadan kaybolduğu, bu şekilde katılanı dolandırdığı sanığın ikrarı, katılanın beyanı, teşhis tutanakları ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla; mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında para cezasına hükmedilmiş olmasına karşın belirlenen bir tam gün sayısının bir günün karşılığı olan miktar ile çarpılması suretiyle adli para cezasının hesaplanması sırasında, uygulanan TCK 52. maddenin hüküm fıkrasında gösterilmemiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasının adli para cezasının uygulanması ile ilgili kısmına “TCK 52. maddesi uyarınca” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10/06/2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.