Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/18946 E. 2014/3809 K. 03.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18946
KARAR NO : 2014/3809
KARAR TARİHİ : 03.03.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sigorta edenin dolandırılması, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Suçun oluşması için, sigorta bedelini almak üzere, zararın gerçekleştiğini ileri sürerek bu bedeli sahte işlem ve belgelerle almaları yada almaya kalkışmaları gerekir. Olayla ilgili belgeler sigorta kurumuna sunulmadıkça suçun icra hareketleri başlamaz. Failin sigortalı malını, sigorta bedelini almak için tahrip etmesi, yakması, bozması, yok etmesi kandırmaya yönelik ağır yalandır ve hiledir. Bu şekilde sigorta bedelinin alınması halinde dolandırıcılık suçu oluşur. Failin sigorta edilen veya sigorta bedelini alacak kişi olması gerekmez. Sigortanın türü de önemli değildir. Mal veya yaşam sigortası mali sorumluluk sigortası vb. olabilir. Yanıltıcı uygulamaların sadece araç sigortalarında değil, bedeni hasarlar da dâhil olmak üzere her tür sigorta alanında yapıldığı, sigorta şirketinin sözleşme şartları çerçevesinde ödememesi gereken bir hasarı ödetmek amacıyla sigorta şirketine bilerek yanlış bilgi verilmesi veya önemli bir hususun gizlenmesi ya da sigorta süresi içerisinde kasıtlı olarak bir hasara sebep olunması veya hasarın miktarının olduğundan fazla gösterilmesi suretiyle yarar sağlanması şeklinde ortaya çıktığı gözlemlenmektedir.
Sanığın bir takım sahte oluşturduğu belgelerle değişik sigorta şirketlerinden sigorta bedelini almak için hileli davranışlarda bulunduğu, bu şekilde olay günü başka bir aracı yakıp, katılan sigorta şirketine ise kendisine ait olan… plakalı aracını yanmış gibi göstererek 17000 TL sigorta bedelini almak suretiyle haksız menfaat temin ettiğinin iddia edildiği olayda;
Oluşa, sanığın savunmalarına, katılan şirketin iddialarına, olay ve görgü tespit tutanaklarına, olaylara ilişkin önceki tarihli soruşturma evraklarına, tanıkların anlatımlarına ve tüm dosya kapsamına göre; söz konusu olan … plakalı aracın, 17.07.2006 tarihinde yanmasından sonra 19.07.2006 tarihinde …otoparkından çekilerek … Otoparkına götürüldüğü, 19.07.2006 tarihi ile 04.09.2006 tarihine kadar aracın bu otoparkta kaldığı, 04.09.2007 tarihinde aracın sahibine teslim edildiği, 15 gün sonra da 19.09.2006 tarihinde aracın …tarafından sigortalandığı, katılan şirket her ne kadar aracın 15 gün gibi kısa bir süre içerisinde eski hale getirilmesinin mümkün olmadığını, bu aracın farklı bir araç olduğunu veya çalıntı olabileceğini iddia etmiş ise de; sanığın belirtilen şekilde olmamış olayları olmuş gibi gösterdiğine ilişkin dosya kapsamında herhangi tespitin söz konusu olmadığı, sanığın başka aracı yakarak görevlilere de yargılama konusu olan … plakalı aracın ruhsatını ibraz ederek işlem yaptırdığına ve bu şekilde de üzerine atılı olan dolandırıcılık suçunu işlediğine dair katılan şirketin varsayımından başkaca somut, kesin ve inandırıcı delillerin elde edilemediğinin anlaşılması karşısında; sanığın beraatine dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 03.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.