YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19009
KARAR NO : 2013/19292
KARAR TARİHİ : 05.12.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet, beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Ticarî faaliyeti meslek olarak icra eden kişilerin, güvenilirliğini sağlamak amacıyla, bu suçun, tacir (kişisel olarak ticaretle uğraşan kimseler) veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticarî faaliyetleri sırasında işlenmesi, TCK’nın 158/1-h bendinde nitelikli hâl kabul edilmiştir. Bu kavramlar Türk Ticaret Kanunun ilgili hükümlerine göre belirlenecektir.
Türk Ticaret Kanunu madde 14 de, tacir;
“(1)Kişisel durumları ya da yaptığı işlerin niteliği nedeniyle yahut meslek ve görevleri dolayısıyla, kanundan veya bir yargı kararından … bir yasağa aykırı bir şekilde ya da başka bir kişinin veya resmî bir makamın iznine gerek olmasına rağmen izin veya onay almadan bir ticari işletmeyi işleten kişi de tacir sayılır. “denilmektedir.
Ticaret şirketleri, aynı yasanın madde 124 de;
”(1)Ticaret şirketleri; kollektif, komandit, anonim, limited ve kooperatif şirketlerden ibarettir.
(2)Bu Kanunda, kollektif ile komandit şirket şahıs; anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket sermaye şirketi sayılır” şeklinde tanımlanmıştır.
Kooperatif yöneticilerinin, kooperatifin faaliyeti kapsamında, dolandırıcılık suçunu işlemeleri de nitelikli hâl, kabul edilmiştir. Üye sayısı dolmasına rağmen, üyeliğe kabulün devamından bahsederek üye kayıt edilmiş gibi kişinin parasının alınması bu suç tipine örnek gösterilebilir. Kooperatif yöneticilerinin kimler olduğu 1163 sayılı Kooperatifler kanunun 55 ve devamı maddelerinde tanımlanmıştır. Madde 55 – Yönetim Kurulu, kanun ve anasözleşme hükümleri içinde kooperatifin faaliyetini yöneten ve onu temsil eden icra organıdır. Yönetim Kurulu en az üç üyeden kurulur. Bunların ve yedeklerinin kooperatif ortağı olmaları şarttır. Yönetim Kurulu üyeliğine seçilen tüzel kişiler, temsilcilerinin isimlerini kooperatife bildirir.
Bu suçun oluşabilmesi için, tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin dolandırıcılık suçunu ticari faaliyetleri sırasında işlemiş olmaları gerekir. Keza, kooperatif yöneticilerinin bu nitelikli halden cezalandırılabilmeleri için suçun kooperatifin faaliyeti kapsamında, işlenmesi gereklidir. Bu suçun faili tacir veya şirket yöneticisi yada şirket adına hareket eden kişi yada kooperatif yöneticisi olabilir.
… Ltd (Gebze) ünvanlı şirketin temsile yetkili müdürü olan sanık … ile %10 hisse ile ortağı olan sanık …’ün, gerçekte BBK… Ltd. ticari ünvanlı şirketin temsilcisi görünen ve fakat sanıklar …ve … ile dolayısıyla …… Ltd. ünvanlı şirketle yakın bağları olup, bu şirketi …ile fiilen idare ettiği ileri sürülen sanık …’in fikir ve eylem birliği içinde hareketle; şikayetçi …… Co. Ltd. ticari ünvanlı …Halk Cumhuriyetinde faaliyet gösteren şirketin ticari bağlantıları çerçevesinde Türkiye’deki muhabir banka şubelerine katılan kargo şirketi aracılığı ile gönderdiği …243 no’lu konşimento (hava taşıma senedi) evrakını, bağlantı içinde oldukları, sanık … vasıtasıyla internet üzerinden teknik takibini yapıp, bu sanığın kardeşi sanık …’nın da muhabir banka görevlisiymiş gibi banka dışında kuryeyi karşılayıp sahte isim ve imza ile 07/07/2008 tarihinde teslim almasını müteakip konşimento konusu 262.983 USD değerindeki malı bedelsiz olarak gümrükten çekmeleri, benzer işlemleri …615, …954, …151 no’lu konşimento evrakını da muhtelif tarihlerde alarak en son …573 no’lu evrakın alınmak istenmesi sırasında sanık …’nın yakalanması şeklinde gerçekleşen eylemlerinin “nitelikli dolandırıcılık” suçunu oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
Gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde belirlenebilmesi amacına yönelik olarak; şikayetçi …… Co. Ltd. ünvanlı şirket adına vekilinin C.Başsavcılığına sunduğu 01/09/2008 tarihli dilekçede; ihracaata konu mal siparişinin Bulgaristan’dan alındığını ve alıcının (Varna) isteği üzerine “İstanbul transit” olarak işlemin gerçekleştirildiğini, evrakın katılan şirket aracılığı ile İstanbul’da bulunan muhabir banka şubesine gönderildiğini ancak evrakın ilgili bankaya teslim edilmeden çalındığını Transit Gümrük’teki mallara el konulduğunu belirtmesi ve sanık … müdafiinin 01/10/2013 havale tarihli ek temyiz dilekçesinde de ileri sürüldüğü üzere, iddiaya konu konşimento kapsamı hiçbir malın zarar görmediği savunması karşısında; 2031372243 no’lu konşimento evrakına konu malın ne olduğu, hangi Gümrük’ten hangi tarihte, kim tarafından çekildiği, iddia konusu konşimentoların ne şekilde haksız menfaat temininde ve nasıl kullanıldıkları araştırılmadan, malın bedelsiz gümrükten çekildiği şeklinde soyut açıklamalara dayanılarak ve alıcısı Bulgaristan olduğu halde sanıklar tarafından ele geçirilen evrakın kullanılarak mal tesliminin Transit Gümrük-Türkiye’de gerçekleşip gerçekleşmediği bunun nasıl mümkün olabileceği hususu da denetime olanak verecek tarzda irdelenmeden eksik soruşturmayla yazılı şekilde hükümler kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısı ve mahkumiyet kararı verilen sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.12.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.