Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/19103 E. 2014/12020 K. 16.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19103
KARAR NO : 2014/12020
KARAR TARİHİ : 16.06.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehin etmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın 08.12.2008 tarih, 27.128 yevmiye no’lu Alanya .. Noterliğinde tanzim edilen vekâletname uyarınca katılanın vekilliğini üstlendiği, toplam 17.812 TL meblağ üzerinden 2 adet senedin tahsili için borçlu … aleyhine Alanya 1. İcra Müdürlüğü’nün 2007/113 esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattığı, borçlu …’in eşi … tarafından 17.000 TL’nin haricen sanığa ödenmesi üzerine 09.04.2007 tarihinde sanığın takipten feragat ettiği, alacağının tahsil edildiğini borçlu …’in eşi …’den öğrenen katılanın parasını sanıktan istemesi üzerine sanığın önce tahsil etmediğini söylediği, katılanın icra dairesine gidip durumu öğrenmesi üzerine kabul ederek katılana 07.06.2006 düzenleme, 30.06.2007 vade tarihli ve 15.000 TL bedelli senet tanzim ederek verdiği, senet nedeniyle sanık hakkında icra takibinde bulunulduğu olayda, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan ve sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK’nın 53/4 maddesi uyarınca kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık için, aynı kanunun 53/1. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
5237 sayılı TCK’nın 51. maddesi uyarınca erteleme müessesesinin yalnızca hapis cezaları için öngörüldüğü gözetilmeksizin sanığa verilen adli para cezasının da ertelenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkında kurulan hüküm fıkrasındaki 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin tatbikine ilişkin paragrafın çıkartılması ve TCK’nın 51. maddesinin uygulandığı paragrafta “hükmedilecek cezanın” ibaresi çıkarılarak yerine “hükmedilecek hapis cezasının” ibaresi eklenmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16/06/2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.