Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/19125 E. 2014/12450 K. 19.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19125
KARAR NO : 2014/12450
KARAR TARİHİ : 19.06.2014

MAHKEMESİ :Ağır ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşların zararına dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir. Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanık …’nin, böbrek rahatsızlığı olan … adında çocuğunun bulunduğu ve çocuğunu tedavi ettirmek amacıyla değişik tarihlerde İstanbul’da bulunan hastahanelere götürdüğü, ancak hasta olan çocuğunu ekonomik durumunun iyi olmaması nedeniyle fakirlik ilmuhaberi çıkartarak Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından tahsis edilen ve ücretsiz olan ambulansla söz konusu hastahanelere götürüp getirdiği halde ticari taksi ile götürüp getirmiş gibi içerik itibariyle sahte olan 22.01.2008 tarihli 520.00 TL meblağlı faturayı katılan kuruma ibraz edip bedelini aldığı, yine sanık …’ın … Limited Şirketi’nin müdürü olan sanık …’in talimatı üzerine bu şirketle herhangi bir ilişkisi bulunmayan diğer sanık … tarafından tanzim edilen 29.02.2008 tarihli, 017552 numaralı ve 3.068.00 TL meblağlı sahte faturayı kuruma vererek bedelini tahsil ettiği, bu şekilde sanıkların üzerlerine atılı suçları işlediklerinin iddia edildiği olayda,
1-Sanık … müdafinin, suç duyurusunda bulunulmasına dair karara yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
CMK’nın 223. maddesi hükmü uyarınca, davayı sonuçlandırıcı nitelikte bulunmayan “suç duyurusunda bulunulmasına” dair kararın, hüküm niteliğinde olmayıp temyizinin de mümkün bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafinin temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 318. maddesi gereğince REDDİNE,
2-Sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Sanık savunması, katılan ve tanık beyanları, fatura suretleri, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığına ait yazı içeriği ile tüm dosya kapsamına göre, suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
3-Sanıklar …, … ve … hakkında özel belgede sahtecilik suçundan verilen beraat kararlarına yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Sanık …’ın, sanık …’nin talimatıyla özel belge düzenlediğini belirtmesi, bu durumdan sanık …’ın faydalanması, söz konusu özel belgenin de kullanılarak menfaat temin edilmiş olması karşısında, sanıkların eylem ve fikir birliği içinde hareket ederek sahte özel belge düzenleyip kullandıkları dikkate alınarak, 5237 sayılı TCK’nın 207/1. maddesi gereğince sanıkların mahkumiyetine kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.06.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.