Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/19165 E. 2014/12246 K. 18.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19165
KARAR NO : 2014/12246
KARAR TARİHİ : 18.06.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık (Değişen suç vasfına göre hırsızlık)
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden almak, hırsızlık suçunun temel şeklidir. malın alınmasının suç oluşturabilmesi için, zilyedinin rızasının bulunmaması gerekir.
Somut olayda; katılan …’in kendisine ait işyerini sanık …’in babası olan …’e 2006 yılı kasım ayından itibaren kiraya verdiği, sanık …’in de burayı … Mobilya Şirketi adı altında işletmeye başladığı, diğer sanık …’nin bu işyerinde çalışmakta olduğu, 2007 yılı haziran ayına kadar sanık …’in kira borcunu düzenli olarak ödemesine rağmen bu tarihten sonra ekonomik sıkıntıya düşmesi nedeniyle kirayı ödeyememesi üzerine hakkında icra takibi başlatıldığı, para sıkıntısı çeken sanık …’in hurdacılık yapan diğer katılan …’yi işyerine getirerek hurda mal olduğunu belirtip daha önce mandıra olarak kullanılan işyerinin arkasında bulunan ve kira sözleşmesine konu olmayan kısımdaki
katılan …’e ait süt ve yoğurt kazanlarını göstererek ne kadar edeceğini sorduğu, kilosu 2 TL’den anlaşmaya vardıkları, bunun üzerine katılan …’nin getirdiği tanıklar … ve…’in kazanları sökmeye başladıkları, bu esnada başlarında bekleyen sanık …’nin de katılan … ve tanıklara diğer sanık …’in oğlu olduğunu, burayı birlikte işlettiklerini ve bu kısmı depo haline getireceklerini söylediği, tanıklar … ve … söktükleri bir kısım hurda kazanları katılan …’nin dükkanına götürdükleri, kalan kazanları söktükleri esnada bu durumu öğrenen katılan …’in işyerine gelerek sökülen kazanların kendisine ait olduğunu söyleyerek kazanların götürülmesine engel olduğu, katılan …’nin dükkanına götürmüş olduğu malzemeleri katılan …’e geri iade ettiği, sanıkların bu şekilde güveni kötüye kullanma ve dolandırıcılık suçlarını işledikleri iddia olunan somut olayda; kira sözleşmesinin konusu olmayan kazanların zilyetliğinin sanıklara devredilmediği gibi bu kazanların katılan …’ye satılması hususunda da katılan …’in rızası bulunmadığı anlaşılmakla, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek kendilerine ait olmadığını bildikleri hurda kazanları katılan …’ye satmalarından ibaret eylemlerinin hırsızlık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
1- Sanık … hakkında verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak ;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.06.2011 tarih ve 2011/9-88-116 sayılı kararı ile “adli sicil kaydında tekerrüre esas ilamı bulunan sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinde tekerrüre esas olmayan ilam gösterilmek suretiyle sanık hakkında TCK’nın 58. maddesi uyarınca cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, mahkemece sanığın mükerrirliği net olarak belirlenip kabul edildiğine göre, yanılgı nedeniyle hükümde gösterilen ve tekerrüre esas olmayan ilam hükümden çıkartılıp, yerine tekerrüre esas nitelikte diğer ilam yazılmak suretiyle hükmün düzeltilmesine, ancak yanılgılı uygulamanın 5275 sayılı Kanun’un 108/2 maddesindeki infaza eklenecek süre yönünden aleyhe değiştirmeme ilkesinin gözetilmesine karar verilmelidir” içerikli kararında belirtildiği üzere, mahkemece sanığın mükerrirliği net olarak belirlenip kabul edildiğine göre yanılgı nedeniyle hükümde gösterilen ve kesin nitelikte olması nedeniyle tekerrüre esas olmayan Torbalı 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilme 06/02/2007 tarih ve 2006/199 esas 2007/43 karar sayılı sayılı ilamının tekerrüre esas alınması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümdeki 5237 sayılı Kanunun 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılarak yerine ” sanığın adli sicil kaydına göre tekerrüre esas olan Karşıyaka 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 20.04.2006 tarihinde kesinleşen 2005/1141 esas 2006/118 karar sayılı ilamı ile mükerrir olduğu anlaşıldığından 5237 sayılı Kanunun 58. maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca aleyhe değiştirmeme ilkesi gözetilerek 5275 sayılı Kanun’un 108/2 maddesi gereğince mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın Torbalı 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilme 06/02/2007 tarih ve 2006/199 esas 2007/43 karar sayılı ilamı esas alınarak belirlenmesine” cümlesinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.