Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/19186 E. 2014/12244 K. 18.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19186
KARAR NO : 2014/12244
KARAR TARİHİ : 18.06.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın 19.09.2008 tarihli savunmasında ikamet ve işyeri adresini bildirdiği, her iki adrese de yapılan tebligatın sanığın adresten ayrılması nedeniyle iade edildiği, ancak mahkumiyet kararı ve 15.05.2009 tarihli ek kararın sanığa ait ikamet adresi yerine işyeri adresine 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebliğ edildiği, yapılan tebliğ işlemlerinin usulüne uygun olmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin ek karara yönelik 18.08.2010 tarihli temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğuna karar verilerek, hukuki dayanaktan yoksun olan 15.05.2009 tarihli ek karar kaldırılıp sanığın asıl karara yönelik 24.04.2009 tarihli temyiz talebinin incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; katılanın evine gelen sanığın, kombi satışı ve montajı yaptığını söylediği, kombiye ihtiyacı olan katılanın da sanıktan bir adet kombi cihazı satın aldığı ve montajıyla birlikte 1.800 TL’ye anlaşıkları, katılanın 300 TL peşin para verdiği, kalan paranın 300’er TL’lik 5 taksit halinde ödenmesine karar verdikleri, sanığın … Ticaret Isıtma-Klima Havalandırma Sistemleri firması adına düzenlenmiş iş sözleşmesi düzenleyip verdiği ve katılandan 5 adet senet aldığı, ancak sanığın, katılana klimayı teslim etmediği gibi aldığı paraları da iade etmeyerek ortadan kaybolduğu ve senetleri de ciro ederek kullandığı, ayrıca Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın 07.05.2008 tarihli yazısına göre de … Ticaret Isıtma-Klima Havalandırma Sistemleri isminde bir firmanın olmadığının belirtildiği, bu şekilde sanığın hileli hareketlerle katılanı kandırıp haksız menfaat temin ettiği sabit olmakla dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.06.2007 tarih ve 2007/10-108 E., 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamasına rağmen, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 180 gün olarak tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “180 gün” ve “3600 YTL” terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün” ve “100 TL” ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.