YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19205
KARAR NO : 2014/4487
KARAR TARİHİ : 11.03.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda, sanık …’un 11/01/2008 tarihinde…Bankası … şubesine gidip kendisine 35.000 USD geleceğini söyleyerek hesap açtırdığı, gün içinde banka şubesini arayarak para gelip gelmediğini sorduğu, aynı gün şubeye 35.000 USD geldiği ancak alıcısının … olduğu, bu durumun banka memuru tarafından sanığa bildirildiği ve paranın hesaba geçirilemeyeceğinin söylenmesi üzerine sanığın bankaya yazılı bir talep göndererek söz konusu paranın hesabına geçirilmesini sağladığı, bu şekilde sanığın dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilmiş ise de; bankaya havale edilen paranın alıcısının … olduğu, sanık …’un gerçek ismini gizlemeden ve kimlik bilgileri üzerinde değişiklik yapmadan aynı isimle hesap açtırdığı, herne kadar sanık tarafından … adına havale edilen ve kendisine ait olmayan para bankadan çekilmiş ise de, ilgili banka görevlisi tarafından adına havale yapılan şahıs ile bu parayı çekmek için başvuruda bulunan sanığın kimlik bilgileri üzerinde yapılacak basit bir inceleme ile sanığın bu parayı çekme yetkisinin olmadığının tespit edilerek paranın ödenmemesi mümkün olup, parayı tahsil etmek için yazılı talepte bulunan sanığın eyleminin banka yetkilisinin denetim imkanını ortadan kaldıracak nitelikte hile boyutuna ulaşmadığı, bu nedenle dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı, bu haliyle eylemin hukuki uyuşmazlık mahiyetinde kaldığı anlaşılmakla, mahkemece atılı suçtan sanığın beraatine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, 11/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.